Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/11077 E. 2013/13662 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2013/11077
Karar No
2013/13662
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. 5237 sayılı TCK’nın “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı dördüncü kısmının, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar ”başlıklı birinci bölümünde, 265. maddesi ile düzenlenen; “Görevini Yaptırmamak İçin Direnme” suçuyla korunan hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işleyişi olup; bu suçta, kamu faaliyetlerine kişilerin saygı göstermelerinin sağlanması ve kamu görevlerinin yerine getirilmesini dolayısıyla da kamu görevini yerine getirenleri engellemeye yönelik fiillerin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Öte yandan, kendisine verilen görevi yerine getirmekte olan kamu görevlisine karşı cebir ve/veya tehdit fiili gerçekleştirilmiş bulunduğundan bu suçla aynı zamanda kişi özgürlüğü ve beden bütünlüğü de korunmaktadır. Maddede düzenlenen görevini yaptırmamak için direnme suçu, seçimlik hareketli bir suç olup kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir ve/veya tehdit kullanılması ile suç oluşmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, öncelikle engellenmek istenen işin o kamu görevlisinin görevine giriyor olması zorunludur. Zira madde, kamu görevlisinin yerine getirdiği herhangi bir ... için değil, görevine giren bir ... için koruma sağlamaktadır. Cebir, kamu görevlisine karşı fiziki güç kullanılmasıdır. Cebrin sınırı, kasten yaralama suçunun temel şekli veya daha az cezayı gerektiren hâli kapsamında değiştirilebilecek boyutta olmasıdır. Cebirle, kasten yaralamanın neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerine sebebiyet verilirse, fail ayrıca bu suçtan da beşinci fıkra uyarınca cezalandırılacaktır. Cebir veya tehdidin alenî olması şart değildir. Bu manada cebir ve tehdit, kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemeye elverişli, doğrudan kamu görevlisine yönelik ve ortadan kaldırılmadığı sürece göreve devam edilmesine engel olan güç kullanılmasını ifade eder. Suça sürüklenen çocukların ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulundukları ve kendilerine sigara satış yasağı konulması sebebiyle rahatsızlık duydukları, bu hususu idareye duyurdukları ancak kendilerine sigara satışı yapılmayacağını öğrendikleri, bunun üzerine durumu protesto etmek için koğuşlarının yatakhaneye çıkan kısmını dolaplar ile kapattıkları, bağırıp çağırmaya başladıkları, olay yerine gelen infaz koruma memurlarına Cumhuriyet Başsavcısı ile görüşmek istediklerini söyleyip, sigara yasağının kaldırılması talebinde bulundukları, eylemi sona erdirmelerinin istenmesine rağmen buna karşı koydukları, eylem esnasında kendilerine ait bir adet plastik masa ile cezaevinin bir penceresini kırdıkları, bir süre sonra cezaevine gelen Cumhuriyet Başsavcısının telkinleri ile eylemi sona erdirdikleri olayda, 1- Kamu malına zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Suça sürüklenen çocukların, cezaevi görevlilerine yönelik herhangi bir tehdit veya cebir içeren söz ve eylemlerinin bulunmadığının anlaşılması karşısında, görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanmadan ve eylemin 5237 sayılı TCK'nın 296. maddesinde öngörülen hükümlü veya tutukluların ayaklanması suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/11077, K. 2013/13662, T. 19.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2013-11077-e-2013-13662-k-c94076acce41