Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/9410 E. 2013/20355 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/9410
- Karar No
- 2013/20355
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Düşme Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır. Sanığın Kahramanmaraş Barosu avukatlarından olduğu, alacaklı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O vekili sıfatıyla araç kredisinden kaynaklanan 32.700 TL alacağın tahsili için katılanın sahibi olduğu ... Asansörleri Müh. Nak. İnş. Ltd. Şti. ve oğlu Mustafa Çalışır hakkında Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğünün 2006/2931 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü takip nedeniyle vekalet ücreti olarak katılandan 2.300 TL bedelli, alacaklı hanesi boş bırakılmış senet aldıktan sonra 24.05.2006 tarihli yazılı beyanı ile hak etmiş olduğu bu vekalet ücretinden feragat etmesine rağmen bu senette kardeşi ...’yı alacaklı olarak gösterip, kardeşinin vekili sıfatıyla 30.06.2006 tarihinde aynı İcra Müdürlüğünün 2006/4108 sayılı dosyası üzerinden takip başlatarak katılanın 2.300 TL’yi İcra Müdürlüğüne ödemesini sağladığının iddia edildiği somut olayda; katılan ile sanık arasında vekalet ya da herhangi bir hizmet ilişkinin bulunmaması, sanığın vekaleten yürüttüğü takipte katılanın borçlu sıfatına sahip olmak dışında aralarında başka bir hukuki ilişkinin olmaması, vaki feragatla bedelsiz kalan senedi daha sonra takibe koymak biçimindeki sanığın eyleminin TCK 156.maddesinde düzenlenen bedelsiz senedi tahsile koyma suçunu oluşturacağı,söz konusu suçun takibinin şikayete bağlı olup, şikayet süresinin fail ve fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay olduğu, katılan tarafından şikayetin ise, 04/06/2007 tarihinde yapıldığı, bu durumda altı aylık yasal şikayet süresinin geçmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında açılan kamu davasının CMUK'nın 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.