Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/21531 E. 2013/19427 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21531
Karar No
2013/19427
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Sanık ...’den şikayetçi olduğunu belirten ve suçtan zarar gördüğü anlaşılan şikayetçi ...’nün davaya katılması hususunda bir karar verilmemiş ise de; şikayetçinin sanık hakkında verilen hükmü temyiz etmiş olması nedeniyle davayı takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca, ...’in şikayetçiye yönelik eylemi nedeniyle davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Sanıklardan ...'ın, katılan ...’ndan PVC ve kalorifer kazanı alıp karşılığında 3 adet senet verdiği, ...'ın da aynı şekilde, katılandan PVC malzemesi ve laminant parke alıp kullanmadığı telefon numaralarının yazılı olduğu 3 adet senet ibraz ettiği, sanık ...'in ise, şikâyetçi ...’den kapı ve pencereler için PVC malzemeleri alıp, karşılığında ayrıldığı adresi ve kullanmadığı telefonları içeren senet verdiği, bu şekilde katılanlardan hileli davranışlarla aldıkları çeşitli malzemeleri ..., ..., ... ve ...'ya ucuz fiyata sattıkları, onların da suç eşyası olduğunu bildikleri malzemeleri satın aldıklarının iddia edildiği olayda; 1- Katılan ... tarafından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.05.2009 tarih ve 2009/8782-5364 esas sayılı iddianamesinde, herbir sanığın eyleminin bağımsız olarak değerlendirilmesi suretiyle kamu davası açılması dolayısıyla katılanın, kendisiyle ilgisi bulunmayan sanıkların eylemlerinden doğrudan doğruya zarar görmemesi yanısıra, katılan ile vekilinin 10.06.2009 tarihli oturumda, ..., ... ve ...’ın dolandırıcılık eylemleri nedeniyle şikâyetçi olduklarını belirterek davaya katılma isteğinde bulunmalarına rağmen, diğer sanıklara ilişkin herhangi bir şikâyetlerinin bulunmaması, sanık ...’ın, katılanla yapmış olduğu pazarlığın neticesiz kalmasına ilişkin eylemi dolayısıyla herhangi bir dava açılmaması ve hüküm de kurulmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, katılanın bu sanıklar yönünden inceleme isteminde bulunma hak ve yetkisi olmadığından, temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Katılan ...’nun, sanıklar ..., ...; şikayetçi ...’nün ise ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Katılanlardan suça konu eşyaları alan sanıkların, alışverişten kaynaklanan borca karşılık şikâyetçilere bono düzenleyerek verdikleri sabit ise de, katılanlar dışında temyiz incelemesine tabi olmayan şikâyetçilere de bu şekilde farklı adres ve bilgi içeren senetler vermek suretiyle haklarındaki takiplerden kaçmak istediklerinin aşikâr olması, malları satmak suretiyle ellerinden çıkarmalarına rağmen, şikâyetçilere herhangi bir şekilde ödeme yapmamaları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların en başından itibaren adres ve telefon bilgileri yanlış olan senetleri menfaat temin etmek için kullandıkları, bu nedenle dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerinin sabit olduğu gözetilmeden, mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar ... ile ...’nün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/21531, K. 2013/19427, T. 09.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2012-21531-e-2013-19427-k-ccc433150cf6