Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/14354 E. 2012/38884 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/14354
- Karar No
- 2012/38884
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın kendisini ... olarak tanıtıp, bir vakfa yardım için ramazan paketi yaptırmak istediğini belirterek müştekinin işlettiği ... Gıda Pazarı isimli işyerine geldiği, sanığa istediği şekilde 70 adet gıda paketi yaptırıldığı, sanığın isteği üzerine paketlerin işyerine ait araca yüklenerek, önde sanığın kiraladığı ve kendisinin kullandığı araç, arkada işyerine ait araç olmak üzere yola çıkıldığı, malzemelerin bir depoda indirilmesinden sonra, sanığın "parasını vakıfta vereceğim, beni takip edin" dediği, bir süre müştekinin sanığı takip ettiği, sanığın bu arada izini kaybettirdiği, müştekinin, malzemeleri bıraktığı depoya geldiyse de, sanık veya onun talimatıyla başka bir kişi tarafından 15 dakika gibi kısa bir süre içeresinde alınmış olduğunu gördüğü, böylece sanığın hileli hareketler yaparak kendi lehine haksız menfaat temin ettiği olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı "kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma" nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Yasa'nın 53.maddesi 1.fıkrasının a,b,d,e bendinde yer alan hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı fıkranın c bendinde yer alan hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükme "sanığın 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin 1/a,b,d,e bendindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c bendindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma haklarından koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına" cümlesi eklenmesi ve hükümde yer alan "YTL" ibaresinin "TL" olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.