Yargıtay · 14. Hukuk Dairesi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2009/3581 E. 2009/4466 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3581
Karar No
2009/4466
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.8.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki, imarın 25337, 25337, 25331 ve 25332 adaları arasında bulunan çekişmeli yerin imar planında ... ... (...) olarak ayrıldığını, buna rağmen davalı Belediyenin bu taşınmaz üzerine kullanım amacına aykırı olarak 800 m2’lik kesime üç katlı kafeterya ve lokanta olarak işletilmek üzere betonarme ve karkas yapı inşa ettiğini belirterek müdahalenin men’ine ve yapıların kal’ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevabında, uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın öncelikle görev yönünden reddine, kiralama işleminde mevzuata herhangi bir aykırılık bulunmadığını savunarak esastan da davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyize getirmiştir. Mahkemece, her ne kadar davacının sadece bir semt sakini olduğu, dava konusu ..., bina ve çevresi ile doğrudan veya herhangi bir komşuluk ilişkisinin bulunmadığı, ... başına o semtte oturmanın veya bulunmanın dava açma hakkı vermeyeceği, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmaz kamu malı olup kent merkezindeki bu tesislerden tüm kent halkı gibi davacının da yararlanma hakkı bulunduğundan davanın reddine ilişkin gerekçe yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davalı vekili uyuşmazlığın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın öncelikle görev yönünden reddine karar verilmesini talep etmiş ise de; idari bir tasarrufun iptalini istemediğine, çekişmeli yerin imar planında ... ... (...) olarak ayrılmasına rağmen davalı Belediyenin bu taşınmaz üzerine kullanım amacına aykırı olarak betonarme ve karkas yapı inşa ettiği iddiasıyla müdahalenin men’ine ve kal karar verilmesini talep ettiğine göre uyuşmazlığın çözüm yeri adli yargıdır. Yapılan bu açıklamalardan sonra davanın esasına gelince; Dava, imar planında ... alanı olarak tahsis olunan taşınmaza davalı Belediyenin müdahalesinin haksız olduğunun tespiti, haksız müdahalenin men’i ve taşınmaza yapılan binanın kal’ine ilişkindir. Dava konusu olayın çözümünde uygulanması gereken 2.11.1985 tarihli ve 18916 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “3030 sayılı Kanun Kapsamında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği”nin adı 19.8.2008 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelikle "Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği" olarak değiştirilmiştir. Yapılan değişiklik ile ayrıca; 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine dayanılarak hazırlanmış bulunan bu Yönetmeliğin belediye sınırları ve mücavir ... sınırları içinde veya dışında, imar planı bulunan alanlarda uygulanacağı hükmüne yer verilmiştir. Yönetmeliğin “Kent bölgeleri tanımları ve ... kullanış şartları” başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında “sosyal ve kültürel altyapı alanları” aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir; a) ... alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti, piknik, eğlene ve kıyı alanları toplamıdır. Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvan bahçeleri ile bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır. aa) Çocuk bahçeleri: 0-5 yaş grubunun ihtiyaçlarını karşılayacak alanlardır. Bitki örtüsü ile çocukların oyun için gerekli araç gereçlerinden büfe, havuz, pergole ve genel heladan başka tesis yapılamaz. ab) Parklar: Kentte yaşayanların ... bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçlarına cevap veren alanlardır. İmar planındaki ... alanlarının içerisinde ... için gerekli başka tesisler gösterilmemişse, ancak büfeler, havuzlar, pergoleler, açık çayhane ve genel heladan başka tesis yapılamaz. Lüzumu halinde açık spor tesisleri yapılır. ac) (Değişik: RG 2.9.1999-23804) Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve ... ... ihtiyacı başta olmak üzere, kent içinde ve çevresinde günü ... kullanıma yönelik ve imar planı kararı ile belirlenmiş; eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, gazino, kahvehane, çay bahçesi, büfe, otopark gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme, mini golf, otokros gibi her tür sportif faaliyetlerin yer alabileceği alanlardır. Bu alanda yapılacak yapıların emsali (0.05) i, yüksekliği (6.50) m.yi geçemez." Söz konusu çekilmeli yerin “... ... (...)” olduğu ve bu amacın dışında kullanıldığı iddia edildiğine göre mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle tarafların gösterdiği delilleri toplayarak ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerekli araştırma ve inceleme yapılarak bu yerin niteliğini tespit ettirmek ve “... ...” olup almamasına göre amaç dışı bir kullanım olup olmadığı, bu yerde inşa edilen “üç katlı karkas yapı”nın yönetmelikte öngörülen kısıtlamaları aşıp aşmadığını belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.5.1998 tarihli ve 1998/14-365 Esas, 1998/368 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. Mahkemece yukarıda değinilen hususlara aykırı şekilde, eksik inceleme ile ve isabetli olmayan gerekçe ile davanın reddi yerinde görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle, BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 8.4.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/3581, K. 2009/4466, T. 08.04.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-14-hukuk-dairesi-2009-3581-e-2009-4466-k-5a367838115f