Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2008/14375 E. 2009/435 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/14375
Karar No
2009/435
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ve vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, avukat olduğunu, davalı ile aralarında 1.10.2002 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi düzenlediğini, davalının vekili olarak 61 adet dava, 6 adet icra dosyasını takip edip vekil olarak üzerine düşen tüm görevlerini yerine getirdiğini, davalının Avukatlık Kanunu ile sözleşmeye aykırı olarak aylık ücretleri ile hak ettiği ücretlerini ödemediği gibi, muvafakatı dışında vekalet verdiği başka avukatların kendisinin takip ettiği dosyaya vekalet koyup takip etmeye başladığını, bu nedenle haklı olarak davalının vekilliğinden çekildiğini bildirip, aylık ücretleri ile ilgili alacakları hariç olmak ve fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 75,000 YTL sözleşmeden doğan ve hasma tahmil edilecek ücretlerinin faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının aylık ücretlerinin ödenmemesi ve takip ettiği bir dosyaya başka avukatın vekalet koyması nedeniyle, davalının tüm dosyalarından çekilmesinin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu, 812,868 YTL vekalet ücretine hak kazandığı belirtilip, taleple bağlı kalınarak 75.000 YTL’nin dava tarihinden faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 2008/14375-435 Taraflar arasındaki ilişki BK. 386 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekalet sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Vekalet sözleşmesinin temeli güvene dayanır. Vekilin mesuliyeti, umumi surette işçinin mesuliyetine ait hükümlere tabi olup, vekil üstlendiği işi B.K. 390. Maddesine göre iyi bir surette ifa etmekle yükümlüdür. Vekalet konusunun yerine getirilmesinde, vekile düşen başlıca yükümlülük onu dürüstlük, özen ve sadakatla ifa etmesidir. Mukavele veya teamül varsa vekilin ücrete müstehak olacağı BK. 386/son maddesinde, müvekkilin diğer borçları vekilin yaptığı masrafları ödeme ile müvekkil adına üstlendiği borçlarından kurtarma vs. gibi BK. 394.maddesinde belirtilmiştir. Avukatlıkta vekaletin ücret karşılığı olacağı esasını Avukatlık Kanunu kabul etmiştir. (Avukatlık Kanunu 163-164. maddesi ) Avukatlık Kanununun 172/1-3 maddelerinde, ... sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatın yazılı muvafakatı ile, başka avukatları da işi kovuşturma ve savunmasına katabileceği, ilk avukatın muvafakat etmemesi halinde, vekalet akdinin kendiliğinden sona ereceği ve ... sahibinin, muvafakat etmeyen avukata ücretinin tamamını ödemekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yasanın bu hükmü ile vekil eden yani müvekkil, başlangıçta ilişkiyi kurarken kendi açısından doğru bir seçim yapmamış ise, bu kusurlu davranışının sonucundan sorumlu olacağı kabul edilmiştir. Şayet yeni bir avukatın, ilk avukatla birlikte çalışmasını gerekli kılan bir neden var ve bu haklı bir neden ise, müvekkil işten çıkartma hakkını da buna dayanarak kullanabileceğinden, kendisine karşı ileri sürülen isteğin, yanı ücret talebinin reddi gerekir. Taraflar arasındaki 1.10.2002 tarihli avukatlık sözleşmesinde, davacının davalı ... sahibine hukuki konularda danışmanlık yapacağı leh ve aleyhinde açılmış ve açılacak dava ve takiplerini talep üzerine takip edeceği, avukata danışmanlık ücreti olarak aylık 500.000.000 TL ödeme yapılacağı, avukata takip ettiği dava ve icra takibi gibi işler nedeniyle, takip edilen işin %10'u nispetinde ayrıca ücret ödeneceği, karşı taraf lehine hükmedilen ücretin avukatın olacağı, ... sahibi haksız olarak avukatı azil eder veya yazılı muvafakatını almadan işi bir başkasına verir veya sözleşmenin sair hükümlerine aykırı hareket ederse, avukatın sözleşme sonuna kadarki vekalet ücretini talep etmeye hak kazanacağı, sözleşme süresinin bir yıl olup, yazılı fesih bildirimi olmadığı takdirde sözleşmenin bir yıl uzayacağı kararlaştırılmıştır. Davacının,davalının vekili olarak dava dilekçesinde belirtilen 61 adet dava dosyası ile 6 adet icra dosyası ve bunların dışında da başka dava dosyalarını takip ettiği hususu taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, vekil olarak takip ettiği dosyalardan karara çıkan, ... 24.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/688 esas sayılı dosyayı, davalının vekalet verdiği başka bir avukatın 6.4.2005 tarihli dilekçe ile vekaletname ibraz ederek temyiz ettiğini öğrendiğinde, aynı dosyaya verdiği 8.4.2005 tarihli dilekçe ile Avukatlık Yasasının 172.maddesi hükmüne göre muvafakatının alınmadığını bildirerek, yasal hakları saklı kalmak üzere, yeni görevlendirilen avukatın hazırladığı temyiz dilekçesine yazılan adının dilekçeden çıkarılmasını istediği, daha sonrada 14.4.2005 tarihli, davalının kendisine ulaştığını kabul ettiği telgrafla vekalet görevinden çekildiğini bildirmiş, 10.6.2005 tarihli noter aracılığı ile gönderilen tebliğ şerhi olmayan ihtarla da ücretlerinin ödenmesini istemiştir. Davalı ise, davacının bu iddialarının karşılık, davacının üç yıl hiç ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ...’dan takip ettiği dava sonucu tahsil ettiği parayı ödemediğini, yine ...’da 18, 19, 20 parsel sayılı arsalarından 18 parselin davacı tarafından vekaleten davacı eşine bedelsiz devredildiğini, 19, 20 parsellerinde vekaleten üçüncü kişilere satılıp bedellerinin alınıp vekalet ücretine sayıldığını, ...’da bir büro alıp ücretini kendisinin ödediğini, davacının kendisine makul hukuk yollarını göstermesi gerekirken, hukuki dayanaktan yoksun davalar açarak zarara uğrattığını, görevini gerekli özenle yapmadığını, azil etmediği halde bir dosyaya başka bir avukatın vekalet koymasını bahane ederek tüm dosyalardan çekilmesinin doğru olmadığını ve davacının kötü niyetli olduğunu savunmuştur. Davacı, davalının savunmasında ileri sürdüğü hususlardan, ...’daki 18 parsel sayılı taşınmazı bedelsiz olarak vekaleten eşine devir ettiğini kabul etmiş, ancak üzerinde haciz olduğu için haciz kalktığında, ... mahkemelerinde takip ettiği bir dosya nedeniyle hak ettiği ücreti ile hesaplaşılacağını bildirmiştir. Mahkemece davalının bu savunmaları üzerinde durularak yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi, kararın dayandığı bilirkişi raporunda da bu hususlar incelenip irdelenmemiştir. Sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalının savunması doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırmaların yapılması, özellikle davalının yeni bir avukat görevlendirmesini gerektiren haklı bir neden olup olmadığını, şayet böyle haklı bir neden var ise, davacının yeni avukat görevlendirilmesini bahane ederek o güne kadar ödenmeyen ücretleri ile avukatın görevlendirilmesinde muvafakatının alınmadığını bildirerek vekillikten çekilmesinin ve henüz sonuçlandırmadığı işlerden dolayı ücret istemesinin doğru olup olmadığı hususlarının özellikle, TMK’nun 2. maddesinde “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanmasını hukuk düzeni korumaz.“ şeklinde düzenlenen genel hukuk kuralıda göz ardı edilmeden gerektiğinde açıklamalı, gerekçeli, denetime elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerekir. Mahkemece eksik inceleme ile denetime elverişli olmadığı gibi, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:1.bent gereği kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.bent gereği davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.1.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14375, K. 2009/435, T. 23.01.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-hukuk-dairesi-2008-14375-e-2009-435-k-860018ee9db4