Yargıtay · 13. Ceza Dairesi

Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2020/8070 E. 2020/11620 K. – Hırsızlık

Konu: Hırsızlık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
13. Ceza Dairesi
Esas No
2020/8070
Karar No
2020/11620
Karar Tarihi
Konu
Hırsızlık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Eski hale getirme koşullarını değerlendirme yetkisinin Yargıtay'a ait olduğu gözetilerek, 10/07/2018 tarihli eski hale getirme talebinin reddine ilişkin ek kararın yok hükmünde olduğu anlaşılmakla; sanığın yokluğunda verilen gerekçeli kararın mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiği görülmüş olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1 ve Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30 ve 31. maddelerine göre sanığın mernis adresinde oturup oturmadığı veya mernis adresinden sürekli olarak ayrılıp ayrılmadığı tespit edilmeden doğrudan aynı Kanun'un 21/2. maddesine göre işlem yapılarak tebliğ evrakının muhtara teslim edilmesi nedeniyle 16/03/2016 tarihinde yapılan tebligat işlemi usulsüz olduğu anlaşılmakla, 16/08/2017 günlü ile yapılan temyizin süresinde olduğu kabulü ile yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 28.02.2017 gün ve 2016/2-833 Esas ve 2017/115 Karar sayılı ilamında, 28.06.2014 tarihinden sonra işlenen hırsızlık suçunun bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında işlenmesi halinde eylemin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna uyduğunun belirtildiği, müştekinin alınan ifadelerine göre somut olayda bina niteliğindeki otobüs yazıhanesi içinden cep telefonunun çalınması olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h maddesine uyduğu gözetilmeyerek, aynı Kanun'un 142/1-c. maddesi ile hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında kurulan hükümde TCK'nın 143. maddesi uyarınca arttırım yapılırken suç tarihinin 18/02/2015 olması da gözetilerek ½ oranında arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden 1/12 oranında arttırım yapılarak eksik cezaya hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış haklarının korunmasına, 18/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2020/8070, K. 2020/11620, T. 18.11.2020, www.arakarar.com/karar/yargitay-13-ceza-dairesi-2020-8070-e-2020-11620-k-65b9e4b78ae5