Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/9655 E. 2023/2381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9655
- Karar No
- 2023/2381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3. kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı 3. kişi vekili, müvekkiline ait iş yerinde ilk olarak 29.04.2021 tarihinde usulsüz olarak haciz yapıldığını, alacaklı vekilinin, müvekkili şirket tarafından 20.000 TL ödeme yapılması halinde müvekkilinin hiçbir adresinde haciz işlemi yapılmayacağını taahhüt ettiğini, alacaklı vekili tarafından e-imzalı olarak düzenlenen belge ile taahhüdün tekrarlandığını, anlaşmaya aykırı olarak 22.06.2021 tarihinde bu kez müvekkili şirketin Şile’de bulunan şantiye ofisine hacze gelindiğini, haciz yapılan adresin borçlu ile alakası bulunmadığını iddia ederek, 22.06.2021 tarihinde haczedilen mahcuzlar üzerindeki haczin kaldırılması talebinin reddine dair verilen İcra Müdürlüğü kararının İİK 17. maddesi uyarınca düzeltilerek hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini istemiş, Mahkemece, İcra Müdürlüğünün talimat yolu ile haciz işlemini gerçekleştirdiği adresin anlaşmada yazılı adres olmadığı ve haczin kaldırılmasının şikayet yolu ile istenemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine dosya üzerinden karar verilmiş, bu karara karşı davacı 3. kişi vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddedilmiştir. Karara karşı davacı 3. kişi vekilinin temyiz isteminde bulunduğu görülmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi uyarınca, Türk hukukunu re'sen uygulamakla yükümlü olan hâkim, tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup, onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. 04.06.1958 tarih, 1958/16-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da kabul edildiği gibi, taraflarca ileri sürülen iddia ve maddi olayların hukuki tavsifini yapmak mahkemeye ait olup, hakim olaya uyan ilgili yasa maddelerini re’sen gözetmek, bulmak ve uygulamak zorundadır. Eş anlatımla, olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi mahkeme hakimine aittir. Dava dilekçesinde şikayetten söz edilmesi, HMK'nın 33. maddesi uyarınca "Hukuki tavsif hakime aittir." kuralını değiştirmez. Mahkemece, davacı 3. kişinin talebi “şikayet” olarak incelenmiş ve bu hali ile karara bağlanmıştır. Oysaki bu ilke ışığında, dava dilekçesindeki anlatımdan ve talep sonucundan, uyuşmazlığın, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkına dayalı olarak ileri sürdüğü istihkak iddiasına ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda Mahkemece borçlu da davaya dahil edilerek takip miktarı veya mahcuzun değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden nispi harç alınarak ve bu şekilde noksan harç tamamlattırıldıktan sonra tarafların tüm delilleri toplanıp, çekişmenin istihkak davası prosedürüne göre çözümlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Anılan bu hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile şikayetin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 02.06.2022 tarihli 2021/2826 Esas - 2022/1806 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA ve İstanbul 25. İcra Hukuk Mahkemesinin 08.07.2021 tarih ve 2021/871 E.-2021/1130 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 06.04.2023 tarihinde karar verildi.