Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/624 E. 2025/5901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/624
- Karar No
- 2025/5901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1639 E., 2024/428 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat, Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama ile makul sürede yargılanma hakkının ihlali nedeniyle 1.000.000,00 TL maddi ve 750.000,00 TL manevi tazminatın 25.01.2001 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebi üzerine, maddi tazminat talebinin reddine ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 26.01.2001 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinafları üzerine, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi tazminat şartlarının oluştuğuna, alacağa en yüksek mevduat faizi uygulanması gerektiğine, manevi tazminatın çok az olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/364 Esas, 2016/353 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının rüşvet almak ve memurun evrakta sahteciliği suçlarından 26.01.2001 tarihinde gözaltına alındığı, 02.02.2001 tarihinde tutuklandığı ve 26.01.2001-08.06.2001 tarihler arasında 133 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, bu kararın 30.12.2021 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanunda öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, ancak 466 sayılı kanun hükümlerine tabi olan dava ve tazminat isteminin kapsamı nazara alındığında, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi halinde tazminat isteminin 466 sayılı kanunun 1. maddesinde tahdidi şekilde sayılan tazminat istenebilecek haller içinde bulunmadığından gözaltı ve tutuklamaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği, davacı hakkındaki yargılamanın 5271 sayılı kanunun yürürlük tarihinden sonra da devam etmesi nedeniyle yargılamanın makul sürede bitirilmediğine yönelik talebin 5271 sayılı kanuna tabi olduğu, davacı hakkında verilen zamanaşımı nedeniyle düşme kararının 30.12.2021 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli gerekçeli kararın sanık sıfatı bulunan davacıya veya müdafiine tebliğ edilmediği, işbu davanın 22.04.2022 tarihinde yani 5271 sayılı kanunun 142. maddesine göre süresinde açıldığı anlaşılmakla, davacı hakkındaki yargılamanın yaklaşık 21 yıl sürdüğü dikkate alındığında, geçen sürenin makul olmadığı, davacının makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından, davacının sosyo- ekonomik durumu gözetilerek manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar manevi tazminata hükmedildiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki manevi tazminatın az olması nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Şanlıurfa 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2025 tarihinde karar verildi.