Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/3973 E. 2025/8699 K. – Sahte Fatura

Konu: Sahte Fatura Düzenlemek

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3973
Karar No
2025/8699
Karar Tarihi
Konu
Sahte Fatura Düzenlemek

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/578 E., 2024/923 K. SUÇ : Sahte fatura düzenlemek HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında 2013, 20 14... takvim yıllarında sahte belge düzenleme suçundan 7394 sayılı Kanun ile değişik 213 sayılı Kanun'un 359/b, 5237 sayılı Kanun'un 43, 62, 53... . maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan incelemede, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; zamanaşımı süresinin dolduğuna, tanık beyanlarının değerlendirilmediğine, faturaların gerçek ticari ilişkiye dayandığına, cezalandırılması için hakkında bir delil olmamasına karşın kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Honaz Mal Müdürlüğünün ... vergi mükellefi olan sanığın, düzenlenen faturaların konusunun mükellefiyeti kapsamında olmadığı, beyannamelerinin çoğunu vermediği, verdiği beyannamelerin kendi aralarında uyumlu olmadığı gibi fiili durumla da uyumlu olmadığı, sanığın beyan ettiği alış ve satışlar ile mal aldığı veya sattığı gösterilen mükellefler ba bs formları bildirimlerinin uyumsuz olduğu, ödeme ve tahsilatlarını belgelendirilemediği, fatura verdiği mükellefler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle raporlar bulunduğu, faturalara konu faaliyeti sağlayacak iş organizasyonuna sahip olmadığı göz önüne alındığında sanığın 2013, 20 14... yılı vergilendirme dönemine ilişkin eylemlerin aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme olarak gerçekleştirildiği kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; suç tarihine göre sanık hakkında 7394 sayılı Yasa ile getirilen değişiklik öncesindeki 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesi gereğince uygulama yapılması gerekirken değişiklik sonrasındaki 359/b maddesi gereğince sanığın aleyhine olacak şekilde uygulama yapılarak TCK'nın 7. maddesine muhalefet edilmesi gerekçesi ile hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Sanığın aşamalardaki savunmalarında; iş yerinin kendisine ait olduğunu, 2014 yılı haziran ayına kadar bu iş yerini çalıştırdığını ve bu dönemdeki faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayandığı, daha sonra yakalaması olduğu için kaçak duruma düştüğünü ve sonra düzenlenen faturalardan haberdar olmadığını beyan etmesine karşın, 2013 yılı ve 2014 yılında düzenlenen faturaların da sahte olduğunun dosya arasındaki tanık beyanları ve raporlar ile tüm dosya kapsamından sabit olduğu, sanığın 2013 yılında düzenlediği faturaların kardeşi olan ...'a ve yine onun ortağı olduğu şirkete düzenlediği, dosyada ifadeleri bulunan kullanıcıların sanığı tanıdıklarını ve malları ondan aldıklarını söyledikleri, yine faturaların ticari faaliyet konusu ile uyumsuz olduğu, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın atılı suçu işlediği sabit olmakla Tebliğnamedeki eksik araştırmadan dolayı bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/3973, K. 2025/8699, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-3973-e-2025-8699-k-5b1da1220e2d