Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2808 E. 2025/7324 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2808
- Karar No
- 2025/7324
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/54 E., 2024/108 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Kısmen kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Dairemizce verilen bozma kararı üzerine davacı hakkında Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 180.000,00 TL maddi tazminatın her bir zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile, 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltına alınma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 114.164,67 TL maddi, 572.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce manevi tazminatın her bir tutukluluk süresi için ayrı ayrı belirlenerek faiz başlangıcının her bir tedbirin başlangıç tarihine göre belirlenmesi gerektiği, davacının görevine devam etmesi halinde kurban faaliyetlerinde görevlendirilmesi ihtimalinde hak kazanacağı muhtemel zarar kapsamında kalan ücret ile kıdem tazminatı farkının maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceği ve fazla manevi tazminata hükmolunduğu gerekçeleriyle ile kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Mahkemece 94.022,76 TL maddi, 22.02.2010 – 01.04.2010 tarihleri arasındaki 38 gün için 75.000,00 TL manevi tazminatın 22.02.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 07.04.2010 – 18.06.2010 tarihleri arasındaki 72 gün için 75.000,00 TL manevi tazminatın 07.04.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ve 11.02.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasındaki 1224 gün için 200.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce fazla manevi tazminata hükmolunduğu ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiş, bozma kararı üzerine Mahkemece 94.022,76 TL maddi, 22.02.2010 – 01.04.2010 tarihleri arasındaki 38 gün için 15.000,00 TL manevi tazminatın 22.02.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, 07.04.2010 – 18.06.2010 tarihleri arasındaki 72 gün için 30.000,00 TL manevi tazminatın 07.04.2010 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ve 11.02.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasındaki 1224 gün için 200.000,00 TL manevi tazminatın 11.02.2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, süre yönünden değerlendirme yapılmadığına, fazla manevi tazminata hükmedildiğine ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas – 2015/143 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra Vekilleri Heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmeye teşebbüs suçundan 22.02.2010 – 01.04.2010 tarihleri arasında 38 gün, 07.04.2010 – 18.06.2010 tarihleri arasında 72 gün ve 11.02.2011 – 19.06.2014 tarihleri arasında 1224 gün olmak üzere toplam 1334 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.