Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/2192 E. 2025/5556 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2192
Karar No
2025/5556
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/336 E., 2024/91 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutuklama sebebiyle 505.900,00 TL maddi, 1.150.000 TL manevi tazminatın her bir tutuklama dönemi için tutuklama tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.760,00 TL maddi; 450.000,00 TL manevi tazminat için ilk tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekili, davalı vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 18.620,29 TL maddi tazminatın 31.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 26.02.2010 – 01.04.2010 tarihleri arasındaki tutukluluk için 9.010,00 TL manevi tazminatın 26.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 13.05.2010 - 18.06.2010 tarihleri arasındaki tutukluluk için 9.540,00 TL manevi tazminatın 13.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 11.02.2011 - 09.10.2013 tarihleri arasındaki tutukluluk için 257.315,00 TL manevi tazminatın 11.02.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olanİstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/181 Esas – 2015/145 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, hükümeti cebren devirmek ve engellemek suçundan 26.02.2010 – 01.04.2010 tarihleri arasında 34 gün; 13.05.2010 - 18.06.2010 tarihleri arasında 36 gün; 11.02.2011 - 09.10.2013 tarihleri arasında 971 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu edilmediği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.

Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği gözetilerek belirlenen manevi tazminat miktarı ve faiz uygulaması yönünden kararda isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, davacı vekili ve davalı vekilinin ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2192, K. 2025/5556, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2024-2192-e-2025-5556-k-70fe4bcb44ba