Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/4167 E. 2024/5271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4167
Karar No
2024/5271
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3599 E., 2023/776 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız elkoyma nedeniyle 540.955,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile manevi tazminatın reddine, 276.415,90 TL maddi tazminatın elkoyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile eksik inceleme yapıldığından bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davanın kısmen kabulü ile 385.851,25 TL maddi tazminatın elkoyma tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi; mahkemece davanın süresinde olup olmadığına ilişkin inceleme yapılmadığını, kısmen kabule ilişkin kararın haksız ve mesnetsiz olduğunu, tarafından istinaf talepleri incelenmeksizin karar verildiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/112 Esas – 2018/272 Karar sayılı dava dosyasında davacının 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanık sıfatıyla 514 adet varil akaryakıt cinsi eşyasına 29.09.2013 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacı sanığın beraatine ve el konulan malların iadesine karar verildiği, kararın 11.07.2019 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanuna tabi olduğunu, el koyma tarihindeki rayiç piyasa değeri ile KEMT varakasındaki değer esas alınarak ve tasfiye bedeli mahsup olunarak davacının uğradığı gerçek zararın tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi mahkememize ibraz etmiş olduğu raporu dikkate alınarak maddi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2021 tarih ve 2021/2521 Esas - 2021/2955 Karar sayılı bozma ilamı öncesi, 17.03.2021 tarihli manevi tazminata ilişkin hükmün açıkça onanmadıkça kesinleşmiş sayılamayacağı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonunda manevi tazminat konusunda karar verilmemesi, 2.Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası kapsamında düzenlenen el koyma evrakının incelenmesi neticesinde, soruşturma aşamasında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası, davacıya ait faturalar da dikkate alınarak, davacıya ait el konulan eşyanın el koyma tarihindeki piyasa fiyatının mahkeme kanalıyla araştırılıp, bilirkişi marifetiyle tespit edilerek piyasa fiyatı üzerinden hesaplanan bedel ile tasfiye sonucu elde edilen satış bedelinin düşülmesi suretiyle tespit edilen bedelin maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, bilirkişi raporunun hükme esas alınmak suretiyle eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, 3.Davalı hazine vekilinin 09.12.2020 tarihli dilekçesi ve ekinde davacı tarafa 114.725,77 TL tasfiye bedelinin 17.02.2020 tarihinde iade edildiği, el koyma tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar geçen süre için hesaplanan 59.714,76 TL'nin ödenek geldiğinde davacıya ödeneceğinin bildirildiğinden bu bedelin davacıya ödenip ödenmediğinin araştırılmaması, Kabul ve uygulamaya göre de; Bölge Adliye Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli bozma kararı öncesi verilen ilk kararın davacı tarafça istinaf edilmediği ve bu nedenle davalı hazine lehine oluşan taleple bağlılık ve aleyhe hüküm verme yasağı ilkesi gözetilmeksizin bozma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamada davacının zararını 385.851,25 TL olarak hesaplayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi; Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/4167, K. 2024/5271, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-4167-e-2024-5271-k-636b4a11d86b