Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3943 E. 2025/3391 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3943
- Karar No
- 2025/3391
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/455 E., 2022/1033 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından, temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Finike Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2015 tarihli 2013/469Esas - 2015/436Karar sayılı ilamıyla; Sanık ..., ... ve ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62, 53.54. maddeleri gereğince ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 39/1, 62, 53. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, suçta kullanılan eşyaların müsaderesine karar verilmiş, kararın sanıklar ..., ..., ... ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.12.2021 tarihli ve 2018/147E. 2021/8709K. sayılı ilamıyla ; "... Sanıklar ..., ... ve ... hakkında I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli bulunan Limyra Antik Kentinin doğusundaki 5. Nekropolün bulunduğu yerde define veya kültür varlığı bulmak amacıyla tünel açarak izinsiz kazı yaptıkları, sanık ...’ın da kazı yeri yakınındaki müdürü olduğu ... Gazinosundan elektrik hattı çekmelerine imkan sağlayarak atılı suça yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; olay yeri görgü tespit tutanağına göre dosyada suçüstü halinin söz konusu olmadığı, ihbar üzerine kolluk kuvvetleri tarafından olay yerine intikal edildiğinde su kanalından kral mezarlığına doğru 5-6 metre kadar tünel kazılarak kazı çalışması yapıldığı tespit edilmekle birlikte olay yerinde sanıkların bulunamadığı, kazı mahallinde ele geçirilen sigara izmariti üzerinde sanıklar ..., ... ve ...’a ait DNA örnekleriyle yapılan incelemede genototiplerin uyuşmadığının tespit edildiği, sanıkların aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmedikleri, tanık ... kollukta alınan beyanında sanıklar ..., ... ve ...’ın ismini belirtmiş ise de mahkemede alınan beyanında kazı yapanları görmediğini belirterek çelişkili beyanlarda bulunduğu, diğer tanık ... savcılıkta alınan beyanında sanık ... ve ...’ı, mahkemede alınan beyanında ..., ... ve ...’ı kazı yaparken gördüğünü belirtmiş ise de, daha önce ... gazinosunun sahibi olan sanık ...’ın beyanında eski çalışanı olan tanık Mustafa ile aralarında husumet olduğunu belirttiği, diğer sanık ...’ın da bu husumeti doğruladığı, tanık ... ve sanık ... hakkındaki Finike Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/426 esas 2009/541 karar sayılı kararı da dikkate alındığında olayın tek tanığı olan ... ile sanık ... arasında önceye dayalı husumet söz konusu olduğu, ayrıca ... Gazinosu müdürü olan sanık ...’ın aşamalardaki savunmasında gazinodan kazı alanına çekilen elektrik hattından haberinin olmadığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmediği, dosya kapsamında sanık ...’ın elektrik hattı çekilmesine imkan sağlayarak atılı suça yardım ettiğine dair aleyhe beyan bulunmadığı anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının aksine üzerine atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine hatalı değerlendirme ile mahkumiyetlerine dair hüküm tesisi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, Yerel Mahkemece bozma ilamına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; sanıkların CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiş, kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan düşme görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, sanıkların cezalandırılması gerektiğine, re'sen tespit olunacak nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece bozma ilamıına uyularak yürütülen yargılama neticesinde; "...Sanıklar ..., ... ve ... hakkında I. ve III. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli bulunan Limyra Antik Kentinin doğusundaki 5. Nekropolün bulunduğu yerde define veya kültür varlığı bulmak amacıyla tünel açarak izinsiz kazı yaptıkları, sanık ...’ın da kazı yeri yakınındaki müdürü olduğu ... Gazinosundan elektrik hattı çekmelerine imkan sağlayarak atılı suça yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında; olay yeri görgü tespit tutanağına göre dosyada suçüstü halinin söz konusu olmadığı, ihbar üzerine kolluk kuvvetleri tarafından olay yerine intikal edildiğinde su kanalından kral mezarlığına doğru 5-6 metre kadar tünel kazılarak kazı çalışması yapıldığı tespit edilmekle birlikte olay yerinde sanıkların bulunamadığı, kazı mahallinde ele geçirilen sigara izmariti üzerinde sanıklar ..., ... ve ...’a ait DNA örnekleriyle yapılan incelemede genototiplerin uyuşmadığının tespit edildiği, sanıkların aşamalardaki savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmedikleri, tanık ... kollukta alınan beyanında sanıklar ..., ... ve ...’ın ismini belirtmiş ise de mahkemede alınan beyanında kazı yapanları görmediğini belirterek çelişkili beyanlarda bulunduğu, diğer tanık ... savcılıkta alınan beyanında sanık ... ve ...’ı, mahkemede alınan beyanında ..., ... ve ...’ı kazı yaparken gördüğünü belirtmiş ise de, daha önce ... gazinosunun sahibi olan sanık ...’ın beyanında eski çalışanı olan tanık Mustafa ile aralarında husumet olduğunu belirttiği, diğer sanık ...’ın da bu husumeti doğruladığı, tanık ... ve sanık ... hakkındaki Finike Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/426 esas 2009/541 karar sayılı kararı da dikkate alındığında olayın tek tanığı olan ... ile sanık ... arasında önceye dayalı husumet söz konusu olduğu, ayrıca ... Gazinosu müdürü olan sanık ...’ın aşamalardaki savunmasında gazinodan kazı alanına çekilen elektrik hattından haberinin olmadığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmediği, dosya kapsamında sanık ...’ın elektrik hattı çekilmesine imkan sağlayarak atılı suça yardım ettiğine dair aleyhe beyan bulunmadığı anlaşılmakla" gerekçeleriyle sanıkların üzerine atılı suçtan CMK nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE VE KARAR Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar no'lu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği, CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanıkların daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği anlaşılmakla; Bozma üzerine yürütülen yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.