Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/3084 E. 2024/8038 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3084
Karar No
2024/8038
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/308 E., 2022/597 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Davanın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Davacı vekilinin tazminat talebi hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, HMUK'un 427. ve CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mahkemece; davacı vekilinin haksız infaz nedeniyle 40.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın 19.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, her ne kadar davacı usulsuz kesinleştirme kapsamında infaz görmüş ise de; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında neticeten verilen hapis ve adli para cezası hükümleri bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı hallerde ancak denetim süresi sonunda fazladan tutuklu kalınan süre bakımından tazminat koşullarının ele alınabileceği, öte yandan davacının infazda geçirdiği süre ile usulsüz kesinleşen hapis cezasının koşullu salıverilme tarihi nazara alındığında, koşullu salıverilme süresini aşan bir tutukluluğun da bulunmadığı, bu bağlamda dosyanın safahatı itibariyle tazminat koşullarının oluşmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından denetim süresi sonunda ne şekilde karar verildiği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi yönünde yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından denetim süresi sonunda düşme kararı verildiği ve söz konusu kararın kesinleştiği, davacının infaz gördüğü sürenin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu hapis cezasından az olduğu, bu itibarla tazminat koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının usulsüz kesinleştirme nedeniyle infaz gördüğüne, denetim süresi içerisinde davacının suç işlememesi nedeniyle düşme kararı verildiğine, maddi ve manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğuna, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk derece mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Saray Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/85 Esas-2009/456 Karar sayılı ilamı ile davacının 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 2 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın tarafların yokluğunda verildiği ve temyiz edilmeksizin 17.03.2010 tarihinde kesinleştirildiği, hükmün infaz için Saray Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesi üzerine, davacının 19.03.2011 tarihinde cezaevine girdiği, müddetnamede koşullu salıverme tarihi olarak 17.07.2012 tarihinin belirlendiği, kararın infaz aşamasında temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.12.2013 tarihli ve 2013/686 E. ve 2013/24316 K. sayılı ilamı ile kesinleştirme işlemlerinin usulüne uygun olmadığı kabul edilerek hükmün esastan denetlenmesi ile kararın bozulmasına karar verildiği, bunun üzerine davacının 12.04.2012 tarihinde tahliye edilmekle 19.03.2011-12.04.2012 tarihleri arasında 390 gün infaz gördüğü, bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Saray Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2015 tarihli ve 2014/33 E. ve 2015/28 K. sayılı ilamı ile davacının 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 09.09.2015 tarihinde kesinleştiği, denetim süresinin sonunda 21.07.2022 tarihli ek karar ile davanın düşmesine karar verildiği, itiraz incelemesi neticesinde de düşme kararının 06.10.2022 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, ancak kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/3084, K. 2024/8038, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2023-3084-e-2024-8038-k-9a1d1abfdd3b