Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/5784 E. 2022/10685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5784
- Karar No
- 2022/10685
- Karar Tarihi
Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/385 Esas – 2012/5 Karar sayılı ceza dosyası incelediğinde, 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan yürütülen soruşturma kapsamında davacıya ait 20.000 kg şekere 04.05.2007-29.11.2013 tarihleri arasında el konulduğu, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 25.12.2012 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142'nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;Davacının 112.200,00 TL maddi (ıslah ile), 5.000,00 TL manevi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece manevi tazminat talebinin reddi ile 1.000,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede; davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutularak koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davası açtığı, yerel mahkemece yapılan yargılamanın 15.01.2016 tarihli celsesinde, dosyanın maddi zararın belirlenmesi bakımından bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunun 20.01.2016 tarihinde hakim havalesiyle dosya arasına alındığı, davacı vekilinin 29.01.2016 havale tarihli dilekçesinde duruşmaya katılamayacağını belirtir mazereti ile bilirkişi raporunun kendisine tebliğini ve bilirkişi raporuna beyanda bulunmak için süre talep ettiği, ancak yerel mahkemece bilirkişi raporunun tebliği mahiyetinde UYAP sistemine eklenmiş olduğu gerekçesiyle davacı vekiline tebliğinden sarfınazar edilerek ve davacı vekilinin bilirkişi raporuna beyanda bulunma talebi dikkate alınmadan dosyanın karara çıkarıldığı, hüküm sonucunda, taleple sınırlı olarak davacı lehine 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiği, davacı vekiline bilirkişi raporunun mevzuata uygun şekilde tebliği yapılıp içeriği konusunda bilgilenmesi sağlanmadan karar verildiğinin anlaşılması karşısında, açıklanan suretle davacının savunma hakkının kısıtlandığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, gerekçesiyle hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp 106.706,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesinde;Davacının dava dilekçesinde el koyma tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmasına karşı dava tarihinden itibaren faize hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin, davanın reddi gerektiğine, davanın görevli mahkemede açılmadığına ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Davaya konu 20.000 kg şekerin el konulduğu 04.05.2007 tarihindeki değerinin dikkate alınması gerektiği gözetilmeyerek, maddi tazminat hesabına ayrıca el koyma süresinde elde edilecek kâr miktarı da eklenmek suretiyle, 20.01.2016 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,Bozmayı gerektirmiş olup, davalı vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan “106.760 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine "31.400,00 TL TL” ibaresinin eklenmesi ve buna göre değişen toplam tazminat miktarı dikkate alınarak hükmün üçüncü fıkrası tamamen çıkartılarak yerine ''15.08.2017 tarih ve 694 sayılı KHK'nın 144. maddesi ile eklenen, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 4.710,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine'' cümlesinin yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.