Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4076 E. 2024/4339 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4076
- Karar No
- 2024/4339
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/4191 E., 2021/1025 K. DAVA : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 150.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın 466 sayılı Kanun'da belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle 466 sayılı yasaya göre tazminat hakkına sahip olduğuna, hakkında beraat kararı verilmiş ise de bu kararın müvekkiline hiçbir şekilde tebliğ edilmediğine, davanın bu sebeple süresinde açıldığına, adil ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan 1. Ordu Komutanlığı 2. Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinin 1981/654 Esas-1991/12 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının yasa dışı örgüt üyesi olmak ve örgüt adına suç işlemek suçundan 18.06.1981-05.02.1983 tarihleri arasında 597 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, davanın 16.12.2019 tarihinde açıldığı, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun hükümlerine göre 10 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı, hak düşürücü sürelerin dava şartı olduğundan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının 466 sayılı Kanun'da belirtilen süre içinde açılmadığı anlaşıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve 2020/4191 Esas, 2021/1025 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2024 tarihinde karar verildi.