Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/3123 E. 2025/4288 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3123
- Karar No
- 2025/4288
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/230 E., 2022/246 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat DAVATARİHİ : 21.01.2016 HÜKÜM : Maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü TEMYİZ EDENLER : Davalı vekili, davacı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Davacı hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine Yerel Mahkemece kurulan hükmün; davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece; davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 1.571.636,92 TL maddi ve 3.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde maddi tazminat talebinin reddine manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 80.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin karara yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 26.04.2021 tarihli bozma kararı üzerine Yerel Mahkemece maddi tazminat talebinin reddine, 20.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğu gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, davanın reddi gerektiğine, süresinde açılmadığına, resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine, davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminat taleplerinin talepleri gibi kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının davacının yaşadığı elem ve ızdırabı giderici nitelikte olmadığına, kendisine yapılan haksızlığın devam ettiğini gösterir nitelikte olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU Yerel Mahkemece Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/155 Esas – 2015/359 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü üyeliği suçundan 03.12.2009 – 17.05.2010 tarihleri arasında 165 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19.11.2015 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiği anlaşıldığından Tebliğname'deki bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, manevi tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin ve davacı vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.