Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/157 E. 2025/3861 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/157
- Karar No
- 2025/3861
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2104 E., 2020/1337 K. HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama ve uzun süren tutukluluk nedeniyle 250.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 esas sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 06.06.2017-31.01.2018 tarihleri arasında ve yine 01.02.2018-15.08.2018 tarihleri arasında 435 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, karar tarihi itibariyle davacı hakkında yürütülen yargılamanın derdest olduğu, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı sürenin olağanüstü hal sürecine denk gelmesi, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yürütülmesinde bir özensizlik bulunmadığı, bu nedenlerle tutukluluk süresinin de makul olduğu, bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartların oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Temyiz incelemesi sırasında Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemede; İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/100 Esas – 2022/152 Karar sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından 17.10.2022 tarihinde bozma kararı verildiği, bozma ilamı üzerine İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/410 Esas, 2023/212 Karar sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında beraat kararı verildiği ve beraat hükmünün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2023/22278 Esas, 2024/15649 Karar sayılı ile onanarak 26.11.2024 tarihinde kesinleşmiş olduğunun anlaşılması karşısında, dava açma şartının temyiz aşamasında gerçekleşmiş olması ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son. maddesi gereğince yargılamaya devamla esas hakkında karar verilmesinin lüzumu, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.