Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9852 E. 2023/3755 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9852
Karar No
2023/3755
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5164 E., 2020/1100 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı vekili 14.05.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilin hakkında 27.03.2018 tarihinde kesinleşen, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen soruşturma dosyası kapsamında 28.10.2017 - 28.11.2017 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararına ilişkin 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur. 2. Davalı vekili 10.06.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Dava süresinde açılmamıştır. Mahkemenin yetkili olup olmadığı, mükerrer dava açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Uğranıldığı iddia edilen maddi zarar ispatlanmamıştır. Talep edilen manevi tazminat miktarı fazladır. Davanın reddedilmesi gerekmektedir." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/257 Esas, 2019/399 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/5164 Esas, 2020/1100 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.11.2021 tarihli ve 2020/68954 sayılı, esastan ret görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat hakkı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda davacıya bildirilmediğinden davanın süresinde olduğuna, ilişkindir. III. DAVA KONUSU Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Davacı vekili 13.05.2019 tarihli dava dilekçesi ile müvekkilinin haksız yere gözaltına alındığı ve tutuklandığından bahisle 50.000,00 TL maddi 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/158287 soruşturma numaralı dosyasında davacının 28.10.2017 tarihinde göz altına alındığı, İstanbul 14. Sulh Ceza Hakimliğinin 2017/666 sorgu numaralı kararı ile tutuklanmasına karar verildiği, yürütülen soruşturma neticesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.03.2018 tarihinde davacı hakkında şüpheli sıfatı ile üzerine atılı suçtan dolayı 15 gün içerisinde itirazi kabil olmak üzere kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği, kararın davacıya 16.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu haliyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 02.05.2018 tarihi itibari ile kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteminin karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen 1 yıl içerisinde istenebileceğini emredici olarak düzenlendiği, davacı vekilinin tazminat istemli dilekçe ile başvuru tarihi gözönüne alındığında 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından; davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, davalı kurumun kendisini avukat ile temsil ettirdiğinden vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı vekiline verilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/158287 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 28.10.2017 - 28.11.2017 tarihleri arasında 31 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 13.03.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 03.05.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu anlaşılmıştır Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden Tazminata esas soruşturma dosyasındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın 03.05.2018 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 14.05.2019 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 01.06.2020 tarihli ve 2019/5164 Esas, 2020/1100 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9852, K. 2023/3755, T. 09.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9852-e-2023-3755-k-aa8e0e302f6f