Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8642 E. 2025/4982 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8642
- Karar No
- 2025/4982
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/4082 E. 2019/3599 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Katılanlar vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii, mahalli Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve mahsubuna karar verilmiştir. 3.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılanlar vekili temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Ceza miktarının az olduğuna ilişkindir. B.Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, suç vasfının hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 31.05.2016 günü saat 12.15 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal dışı, 90 km/s hız sınırının bulunduğu, iki yönlü, sollama yasağının olduğunu gösterir devamlı düz şerit çizgisinin olduğu yolda seyir halindeyken, önünde seyir halinde olan traktörü geçmek için karşı yönden gelmekte olan araçların şeridine girdiği sırada karşı yönden gelmekte olan ...'in idaresindeki otomobile çarpması neticesinde ...'in öldüğü olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı, keşfe binaen tanzim edilen bilirkişi raporu ile ... Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen raporda; sanığın, Karayolları Trafik Kanunu'nun 84. maddesinin g bendinde düzenlenen ‘şeride tecavüz etme’ ve 54/1-b maddesinde düzenlenen ‘geçmenin yasak olduğu yerlerde önündeki aracı geçmek’ kurallarını ihlal etmesi sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu kabul edilen sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafii, mahalli Cumhuriyet savcısı ile üst Cumhuriyet savcısının istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sollama yasağı olduğunu gösteren düz çizgiye rağmen sollama yaptığı kabul ve tespit edilen sanık hakkında bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların mahkemenin inanç ve takdirine göre doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.