Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/10565 E. 2025/2604 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10565
Karar No
2025/2604
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/5840 E., 2020/1894 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 344.400,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 18.420,43 TL maddi ve 27.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminat miktarının 35.000,00 TL ve vekalet ücretinin 5.450,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/531 Esas, 2017/209 Karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 11.10.2016-18.12.2017 tarihleri arasında 433 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 26.12.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının geliri ile ilgili bir belge bulunmadığından asgari ücret üzerinden maddi tazminat hesabı yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek maddi gelir kaybının tespit edildiği ve bu miktarın maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği, davacının cezaevinde yaptığı harcamaların ve ceza yargılamasında kendisini müdafii ile temsil ettirmesinden kaynaklı vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilemeyeceği, davacının sosyal ve ekonomik durumu ve bu kapsamda gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin davacının kişiliğinde manevi zarar sebebiyet vereceği açık olup hak ve nesafet kurllarına uygun ve aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeye de neden olmaması gerektiği hususları göz önüne alınarak bir manevi tazminata hükmedilmediği gerektiği gerekçesiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR UYAP'tan yapılan kontrolde ve dosya arasında bulunan müzekkere cevaplarında davacının kamuda emekli kaydının aktif olduğunun tespit edildiği, davacının kamu emekli kaydı bulunması nedeniyle maddi kaybı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekmekte ise de, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10565, K. 2025/2604, T. 11.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-10565-e-2025-2604-k-a2e12d2f9181