Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11295 E. 2025/2058 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11295
- Karar No
- 2025/2058
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/89 E., 2016/8 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; taksirle ölüme neden olma suçunu işlediğine dair hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirecek dosya kapsamında yeterli delil bulunmasına rağmen SSÇ hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, aracın arka koltuğunda uyuyan kişinin kan lekesinin hava yastığında çıkmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, mahkemenin beraat gerekçesinde aracın kazadan dolayı takla attığı bu nedenle SSÇ'nin kan lekesinin aracın direksiyonundaki hava yastığında bulunmasının normal olduğunun belirtildiği halbuki aracı kaza anında ölen kişi sürüyor olsaydı kazanın etkisiyle açılan hava yastığında ilk önce ölenin kanının bulunması gerektiği, ölenin şoför mahallindeki açılan hava yastığında kanının çıkmaması ve çıkan kanın ise SSÇ'ye ait olması hayatın olağan akışına göre kaza anında sürücünün SSÇ olduğunu gösterdiği, aracın SSÇ'nin annesinin adına olması ve bu nedenle araçtakiler ile birlikteyken araç üzerinde tasarruf hakkını kendinde görmüş olması, kendisinin de ehliyetinin olmaması nedeniyle SSÇ hakkında mahkumiyet hükmü verilmesini gerektirecek yeterlilikte delil bulunduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 31/08/2013 tarihinde Eskişehir ili istikametinden Mihalıççık ilçesi yönüne seyir halinde iken araç sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu aracın gidiş istikametine göre yolun sağ tarafından yoldan çıkarak devrilip takla atması neticesinde tek taraflı ölümlü trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası olay yerinde ...'ın öldüğü, ... ve ...'ın yaralandığı, Beylikova Cumhuriyet Başsavcılığınca ölenin tecrübeli araç şoförü olması ve uzun yıllardır araç sürücü ehliyeti olan ve araç süren kişinin bu kadar tecrübesizce ve kusurlu bir şekilde araç sevk ve idare etmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ölenin kafasının sağ arka tarafında kanlanma olduğu, sağ kulağından kan geldiği, başının sağ ön tarafında morluk olduğu, kafasının sağ tarafında kafatası çökmesi olduğu, sağ ayak bileğinin kırık olduğunun tespit edildiği, bu bulgular karşısında kaza anında araç sürücüsünün ölen ... olduğu iddiasının mesnetsiz olduğu, kaza sonrası şoför tarafındaki hava yastığından alınan kan örneğinin SSÇ ...'ın kanı ile benzer olduğunun tespit edildiği dayanak gösterilerek SSÇ'nin cezalandırılmasının talep olunduğu , İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre olay anında kamyonet sürücüsünün idaresindeki vasıta ile olay mahaline gelmezden evvel, yolun sağ tarafında bulunan viraj yaklaşımı levhasını dikkate alarak viraj içerisinde merkez kaç kuvvetinin etkisinde kalabileceğini öngererek derhal hız azaltarak viraja yaklaşması akabinde viraja giderek idaresindeki vasıtayı kendi seyir şeridi içerisinde tutup seyrini sürdürmeye önem ve özen göstermekte iken bu hususlara riayet etmemesi, mevcut hızı ile mahale yaklaşması, hız azalmadan viraja girerek merkez kaç kuvvet etkisinde kalan idaresindeki vasıtayı yol sathında tutma becerisini gösteremeyip yolun sağından yol dışı kalması nedeniyle asli derecede kusurlu olduğunun belirtildiği, olay yeri inceleme raporunda hasarlı araç parçalarının genellikle sağ şerit ve tarla üzerine yoğunlaştığı fren izinin olduğu tespit edildiği, iddianamede her ne kadar kaza sonrası şoför tarafındaki hava yastığından alınan kan örneği ile SSÇ ...'ın kan örneği ile benzer olduğunun tespit edilmesi nedeniyle SSÇ'nin taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması istenilmiş olsa da olay günü SSÇ ... ve tanık olarak dinlenen ...'ın birlikte ölen ...'ı almaya geldikleri bu sırada aracı SSÇ ...'ın değil tanık ...'ın kullandığının, müştekilerin beyanı ve tanık beyanı ile sabit olduğu, bu kapsamda ...'ı evinden almaya gelen aracı kullanan kişinin ... olduğu dikkate alındığında Mihalıççık İlçesi'ne kadar aracı ...'ın kullandığı, ancak Mihalıççık İlçesi'nde ...'ın araca bindikten sonra kaza yapan aracı ... gibi tecrübeli bir şoför ile araç kullanmayı bildiği anlaşılan ... dururken araç kullanmayı bilmediğini beyan eden ve yaşı küçük olan SSÇ ...'ın Aracı kullandığının kabulünün hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bunun yanı sıra olayda kaza yapan aracın takla atmış olması ve bu sırada SSÇ ...'ın beyanlarında aracın hava yastığının patlamış olduğunun ve yan yatan aracın ön camını kırarak araçtan çıkmaya çalıştığını beyan etmiş olması dikkate alınarak, aracın hava yastığında SSÇ ...'ın kan izine rastlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, zira takla atan bir araç içerisinde ve sonrasında araçtan çıkmaya çalışan SSÇ'nin kanının araçtaki hava yastığı üzerine bulaşmasının mümkün olabileceği, Mihalıççık İlçesi'nden Beylikova İlçesi'ne oradan da Eskişehir il merkezine giderek sonrasında dönüş yolunda kazaya neden olan aracın ehliyeti olmayan ve küçük yaşta olduğu anlaşılan SSÇ ... tarafından kullanılmış olduğuna dair kesin bir delil bulunmaması, SSÇ ...'ın üzerine atılı suç yönünden soyut iddialar dışında yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 31.08.2013 günü, suça sürüklenen çocuk ... ile kuzeni tanık ... 'ın suça sürüklenen çocuğun annesi adına kayıtlı olup tanık ...'ın idaresindeki kamyonet ile ... Köyünden ...'ın dayısı olan mağdur ... 'ı almaya Mihallıççık'a geldikleri, mağdur ...'ın idaresindeki kamyonet ile Beylikova'ya drenaj borusu almak üzere yola çıktıkları, Beylikova, Bozan ve Alpu'da istedikleri boruyu bulamadıkları, Eskişehir'den boruyu alıp dönüş yoluna geçtikleri, kazadan kısa süre önce eşi ile konuşan mağdurun aracın hararet yaptığını 10 dakikaya geliyorum dediği, babasına ise boruyu bulduklarını aracı kendisinin kullandığını eve döndüklerini söylediği, ancak kamyonetin meskun mahal dışında, gündüz vakti, tehlikeli virajlı iki yönlü il yolunda seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucu gidiş istikametine göre yolun sağından yoldan çıkarak takla atması neticesinde ... 'ın olay yerinde araç dışında öldüğü, suça sürüklenen çocuk ... ve mağdur ...'ın yaralandığı,şoför tarafındaki hava yastığından alınan kan örneğinin suça sürüklenen çocuğunun kanı ile benzer olduğunun tespit edildiği, aracın kaza sonrası sağ yan üstüne devrildiğinin ve ön camının kırıldığının fotoğraflardan tespit edildiği olayda, mahkemece; kaza yapan aracın takla atmış olması ve bu sırada SSÇ ...'ın yan yatan aracın ön camını kırarak araçtan çıkmaya çalıştığını beyan etmiş olması dikkate alınarak, aracın hava yastığında SSÇ ...'ın kan izine rastlanmasının hayatın olağan akışına aykırı olmadığı, zira takla atan bir araç içerisinde ve sonrasında araçtan çıkmaya çalışan SSÇ'nin kanının araçtaki hava yastığı üzerine bulaşmasının mümkün olabileceği, Mihalıççık İlçesinden Beylikova İlçesine oradan da Eskişehir il merkezine giderek sonrasında dönüş yolunda kazaya neden olan aracın ehliyeti olmayan ve küçük yaşta olduğu anlaşılan SSÇ ... tarafından kullanılmış olduğuna dair soyut iddialar dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup aynı gerekçelerle tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Beylikova Asliye Ceza Mahkemesinin kararında mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.