Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/386 E. 2013/27454 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/386
- Karar No
- 2013/27454
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : TCK'nın 134/2-1, 62, 53/1, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet ve mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karar
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ve mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine dair ek karar, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2010 tarih ve 2010/284 sayılı ek kararıyla, sanığın, yokluğunda 27.04.2010 tarihinde verilen ve 22.06.2010 tarihinde çarşıda olduğu gerekçesiyle aynı konutta oturan reşit kardeşine tebliğ olunan hükmü 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süre geçtikten sonra 30.06.2010 tarihinde temyiz ettiği belirtilerek, temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 14. maddesinde, “Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır.” hükmüne yer verilmiş olup, Malatya Askerlik Şubesi Başkanlığının 04.07.2013 tarihli cevabi yazısı ve ekindeki terhis belgesi içeriğine göre, sanık 18.05.2010-23.08.2011 tarihleri arasında er statüsünde askerlik hizmetini yerine getirdiğinden, sanığın kardeşine yapılan 22.06.2010 tarihli tebligat işleminin geçersiz olduğu, Tebligat Kanununun 32. maddesinin “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.” düzenlemesi uyarınca, sanığın 24.06.2010 tarihinde öğrendiğini belirtiği hükme yönelik 30.06.2010 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla, usul ve kanuna aykırı olan Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.07.2010 tarih ve 2010/284 sayılı ek kararı kaldırılarak ve temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, internet ortamında tanışıp, arkadaş olan sanık ve mağdurenin, MSN adreslerini kullanarak görüntülü sohbet yaptıkları sırada, mağdurenin müstehcen görüntüsünü kaydeden sanığın, bu görüntüden elde ettiği 1 adet resmi, mağdureyle ortak arkadaşları olan tanık Metin'in MSN adresine gönderdiği anlaşılmakla, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, TCK'nın 134. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olup, mağdurenin, 10.11.2009 tarihli duruşmada sanığa yönelik şikayetinden vazgeçtiğini ifade etmiş olması karşısında, TCK'nın 73/6. maddesi gereğince, vazgeçmeden haberdar olmayan sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine dair beyanı alınarak sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: Sanığın TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturacak şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.