Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/15923 E. 2013/21654 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/15923
Karar No
2013/21654
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'nun, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun'un 16/1. maddesi uyarınca 23.908,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2009 tarihli ve 2008/408 esas, 2009/717 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya incelenerek gereği düşünüldü: İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 21.10.2009 tarihinde 2008/408 esas ve 2009/717 karar sayı ile verilen 4814 sayılı Kanun ile değişik 3167 sayılı Kanun’un 16/1-3. maddesi uyarınca 23.908 TL adli para cezası ile cezalandırılması ve 1 yıl süre ile bankalardan çek hesabı açmaktan yasaklanmasına ilişkin hükmün İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 5941 sayılı Kanun yönünden uyarlanması talebi üzerine İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.04.2011 tarihli ek kararı ile uyarlama isteminin reddedilmesinden sonra, sanık ... müdafinin infazın durdurulması ve eski hale getirme talebi üzerine İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.07.2011 tarihli, 2011/914 değişik iş sayılı kararı ile infazı durdurma talebinin reddi ile eski hale getirme isteğinin temyiz yasa yoluna tabi olması itibarıyla Yargıtay 10. Ceza Dairesince karar verilmesi gerektiği belirtilerek iade edilmesi üzerine, Yargıtay'a gönderilen dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 6273 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi itibarıyla incelenmeksizin 21.03.2012 tarihinde mahalline iade edildiği, bu süreçte adli para cezası infazen sanıktan tahsil edildiğinden, sanık müdafiinin adli para cezasının iadesi istemli dilekçelerinin İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29.11.2012 ve 17.12.2012 tarihli evrak üzerinden verilen ek kararlar ile ret edildiği, bu ek kararlara yönelik sanık müdafiinin itirazının da İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.12.2012 tarihinde verilen 2012/1314 değişik iş sayılı kararı ile reddi sonrasında, bu kez sanık müdafinin 13.03.2013 tarihli dilekçesi üzerine kanun yararına bozma talebinde bulunulduğundan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz merciinin kararının doğru olduğu görüşü eklenerek dosyanın Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'ne gönderildiği anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında; "Dosya kapsamına göre suça konu çekin 18/08/2004 keşide tarihli olması karşısında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Kanun'un 3/2. maddesinde yer alan "..Çek defterlerinin her yaprağına, çek hesabının bulunduğu şubenin adı, hesap numarası ve hesap sahibinin vergi kimlik numarası yazılır; ancak, hesap sahibinin vergi kimlik numarası hariç olmak üzere bunların yazılmamış olması veya bankalarca baskı şekline ilişkin esaslara aykırı davranılması çekin geçerliğini etkilemez." şeklindeki düzenlemeye nazaran, üzerinde hesap sahibinin vergi kimlik numarası bulunmayan geçersiz çek yaprağına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir" denilerek, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.10.2009 tarihli ve 2008/408 esas, 2009/717 sayılı kararının bozulması istenmiştir. İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/408 esas ve 2009/717 karar sayılı dava dosyasında sanık ...'na istinabe mahkemesi tarafından davetiye çıkarılan ve yoklukta verilen 21.10.2009 tarihli mahkûmiyet hükmünün tebliğ edildiği "...... Tandoğan/Ankara" adresinin şikayetçi şirket vekilinin şikayet dilekçesinde ve iddianamede sanığın adresi şeklinde gösterilmesine karşın, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi gereğince tebligat yapılmasına elverişli adres olarak kabul edilebilmesi için gerekli bilgi ve belgelere dosya içerisinde rastlanılmadığı gibi, aynı Mahkemenin 29.11.2012 tarihli ek kararının gerekçesinde, aynı adresin sanığın hesap sahibi Yaşasın Petrol, Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi'ndeki ... ve ...'a ait payları devralmasına ilişkin noter senedindeki adres olması itibarıyla tebligatların usulüne uygun yapılmış olduğunun kabul edildiği belirtilmiş ise de; dosyadaki Karşıyaka 4. Noterliğince onaylanmış 15.04.2004 tarihli Yönetim Kurulu karar metni fotokopisinde her hangi bir adres bilgisinin yazılı olmadığı hususları dikkate alınarak; sanığın adresinin "..... Tandoğan / Ankara" olduğunu gösterir tüm belgelerin onaylı örneklerinin getirilmesinden sonra, duruşma davetiyesi ve gıyabi hüküm tebligatlarının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin saptanıp; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2007 tarihli 2001/21767 soruşturma, 2007/10107-2938 karar sayı ile davaya konu aynı çek için Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına resmi evrakta sahtecilik suçu hakkında yetkisizlik kararı ile soruşturma evrakının gönderilmesinin akabinde Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.12.2007 tarihli, 2007/19878 - 1766 soruşturma ve karar sayılı yetkisizlik kararı ile aynı soruşturma evrakının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına yollandığı adı geçen karar fotokopilerinden görülmüş ise de, sahtecilik suçlamasına ilişkin yapılan soruşturmalara ilişkin belgelerin getirilmesinden sonra, sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin (1). fıkrası uyarınca, temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ya da hükümler hakkında kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği anılan eksiklikler giderilmeden kanun yararına bozma istemi konusunda karar verilmesinin mümkün olmadığı bu nedenle bu aşamada yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/15923, K. 2013/21654, T. 26.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-15923-e-2013-21654-k-b9754b3f6518