Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/925 E. 2026/2521 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/925
- Karar No
- 2026/2521
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/595 Esas, 2025/769 Karar HÜKÜM : Davacı ... yönünden hukuki yarar yokluğundan ret, diğer davacılar yönünden manevi tazminat kabul
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin, ...'ın annesi olduğunu, gebelik takibinin dava dışı doktor tarafından yapıldığını, Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin davalı ... tarafından düzenlendiğini, doktorun gebelik takibinde müvekkili anneyi down sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri, bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmadığını, küçük ...'nin down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, down sendromunun gebelikte tespitinin mümkün olduğunu, tespiti halinde gebeliğin sonlandırılmasına izin veren bir özür olduğunu, hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağının Yargıtay kararları ile belirlendiğini ileri sürerek müvekkili ... için 430.000,00 TL iş göremezlik, bakıcı ücreti dahil maddi tazminat, 40.000,00 TL manevi tazminat, ... için 20.000,00 TL manevi tazminat, ... için 20.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 510.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, dava dışı doktorun 08.09.2020-08.09.2021 tarihleri arasında müvekkili tarafından sigortalı olup zararın meydana gelmesinde hekimin sorumlu olup olmadığının belirlenmesi ve riziko tarihinin doğru olarak tespitinin gerektiğini, günümüz koşullarında down sendromunun anne karnında iken tarama testleri ile kesin olarak tespit edilemediğini, tarama testi pozitif olan tüm olgularda dahi hastalığın kesin olarak var olduğunun söylenemeyeceğini, anne karnında down sendromunun tespit edilmesi halinde dahi fetüse müdahale imkanı bulunmadığını, hekimin gerekli testlerin yapılmasını önermiş ve sonuçlar negatif çıkmış ise davacıların çocuklarının down sendromlu olarak dünyaya gelmesinde hekime kusur atfedilemeyeceğini, anne babanın çocuğun down sendromlu olarak dünyaya geleceğini bilselerdi gebeliğe son verecek olup olmadıkları konusu üzerinde durulması gerektiğini, meydana gelen zarara hekimin sebebiyet verip vermediği, zarar ile uygulanan işlem arasında illiyet bağı olup olmadığı hususlarında rapor alınmasını gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın davacı ... yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine ve diğer davacılar yönünden daha önce verilen "davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminat ve davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine" dair karar kesinleştiğinden tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesine dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililere yükletilmesine, temyiz harcı peşin alındığından fer'i müdahilden başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.