Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/1013 E. 2026/2503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1013
Karar No
2026/2503
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/61 Esas, 2019/165 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü

Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacılar vekili, davalı ..., davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Taş. Turizm Tic. ve San. A.Ş. vekili ile davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmekte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri murisi ...'ın 01.06.1996 tarihinde ... Tur. Tic. Ltd. Şti.'ne ait ...’ın içinde bulunduğu otobüsle ...'ün sevk ve idaresinde olan ... Taş. Tur. ve San. A.Ş.'ye ait otobüsün kaza yaptığını, ...’ın hayatını kaybettiğini, muris ile aynı evde yaşadıklarını, murisin, müvekkillerinin her türlü maddi ve manevi ihtiyaçlarını karşıladığını ileri sürerek murisin annesi ... için 2.500,00 TL, babası ... için 2.500,000 TL olmak üzere 5.000,00 TL destek yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.03.2007 tarihli dilekçesiyle davayı 2.000,00 TL ıslah ettiklerini, dava değerini bu miktar artırdıklarını beyan etmiş, 17.12.2009 havale tarihli dilekçesinde davacılardan ... için 4.200,00 TL, ... mirasçıları için 2.800,00 TL talep ettiklerini belirtmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin kazaya karışan otobüsün maliki olmadığını, komisyon karşılığı yolcu temin ettiğini, bu sebeple kazada müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca davaya konu tazminata sebebiyet veren kazanın 01.06.1996 tarihinde meydana geldiğini, ancak davacıların davalarını öğrenmelerinden itibaren iki yıl içinde açmadıklarını, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasının zamanaşımını kesmediğini, ...'ın davacılarla birlikte yaşayıp yaşamadıklarının belli olmadığını, davacılara ne kadar bir destek olduğunun tam olarak saptanamadığını, ancak yasal faiz talep olunabileceğini savunarak davanın öncelikle husumet ve zamanaşımı nedenleriyle reddedilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise esastan reddedilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacıların murislerinin ölümüne neden olan kazanın 01.06.1996 tarihinde meydana geldiğini, kazanın üzerinden beş yıldan fazla zaman geçtiğini, maddi tazminat talep edilebilmesi için gerekli olan iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, kazaya karışan aracın müvekkilinde komisyon sözleşmesi gereği belirli bir komisyon karşılığı çalıştırıldığını, bu nedenle müvekkil şirketten tazminat talep edilemeyeceğini, davacıların talep ettikleri tazminatın fahiş olduğunu, murisin kaza tarihinde bir işte çalışmadığını, bakmakla yükümlü bulunduğu kimsenin bulunmadığını savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak bozma ilamında, ıslah tarihi itibariyle taşıyıcı davalı ... Tic. Ltd. Şti. yönünden 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 767/5 hükmünde öngörülen on yıllık zamanaşımı, karşı aracın teşebbüs sahibi durumunda bulunan ... Taş. Turizm A.Ş. yönünden de 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle ıslah edilen miktar bakımından anılan davalılar bakımından istemin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın davalılar ... Turizm Ltd. Şti. ile ... Taş. ... Tic. A.Ş. yararına bozulmasına karar verildiği, bozma ilâmı kapsamı dışında kalan hususların kesinleştiği, temyiz kanun yoluna başvuran davalı şirketler dışındaki davalıların yargılama sürecinde zamanaşımı defi ileri sürmedikleri, zamanaşımı hususunun yalnızca ileri süren taraf bakımından değerlendirilebileceği, davacılar vekilinin ıslah talebi bakımından zamanaşımı süresinin davalılar ... Turizm Tic. Ltd. Şti. ve ... Taş. Turizm A.Ş. yönünden dolduğu, vekâlet ücreti temyiz kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiğinden bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda kesinleşen vekâlet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmadığı, ancak verilen karar davalı şirketler lehine bozulmuş olduğundan ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2 hükmünde yer alan "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü ile 13/2 hükmünde yer alan "Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez."hükmü birlikte değerlendirilip davalı şirketler bakımından red sebebinin kanuni dayanağının farklı olması gözetilerek reddedilen miktarı geçmeyecek şekilde kendilerini vekille temsil ettiren davalı şirketler lehine vekalet ücretine hükmedildiği, yargılama giderleri bakımından bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada temyiz edilmeyerek kesinleşen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulamayacağı, yargılama gideri temyiz kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiğinden bozma öncesi yargılama giderleriyle ilgili yeniden hüküm kurulmadığı, ancak verilen karar davalı şirketler lehine bozulmuş olduğundan bozma sonrası davalı şirketler tarafından yapılan yargılama giderlerinin davanın kısmen kabulüne karar verildiği de gözetilerek taraflardan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davacı ... bakımından; davacı ... lehine 2.500,00 TL'nin kaza tarihi olan 01.06.1996 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... lehine ıslah edilen miktar olan 1.700,00 TL'nin ıslah tarihi olan 08.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davalılar ... Turizm Tic. Ltd. Şti. ve ... Taş. Turizm A.Ş.'den ıslahla talep edilen 1.700,00 TL'nin zamanaşımı nedeniyle reddine, davacı ... mirasçıları bakımından; davacı ... mirasçıları lehine 2.500,00 TL'nin kaza tarihi olan 01.06.1996 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... mirasçılarına verilmesine, davacı ... mirasçıları lehine ıslah edilen miktar olan 300,00 TL'nin ıslah tarihi olan 08.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... mirasçılarına verilmesine, davalılar ... Turizm Tic. Ltd. Şti.ve ... Taş. Turizm A.Ş.'den ıslahla talep edilen 300,00 TL'nin zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı ..., davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili, davalı ... Taş. Turizm A.Ş. vekili ile davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeniyle, ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosya içeriğine göre davacı dava dilekçesinde 5.000,00 TL talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 2.000,00 TL artırılarak 7.000,00 TL'ye çıkarmış olup mahkemece sadece davalı şirketler bakımından ıslah ile artırılan 2.000,00 TL bakımından dava reddedilmiştir.

5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu işbu davada uygulanması gereken HUMK 427. maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle HUMK'ya eklenen Ek-Madde 4'te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 3.200,00 TL'dir. Bu durumda davacının talebi yönünden reddedilen kısmının kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacılar vekilinin temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ...'nın, davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. vekilinin, davalı ... Taş. Turizm A.Ş. vekilinin, davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ...'ün bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ...'nın, davalı ... Tur. Tic. Ltd. Şti. vekilinin, davalı ... Taş. Turizm A.Ş. vekilinin, davalı ... mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ...'ün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davacılara iadesine, temyiz harcı davalılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/1013, K. 2026/2503, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-1013-e-2026-2503-k-5a97c23fa98d