Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/725 E. 2025/4840 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/725
Karar No
2025/4840
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2022/146 Esas, 2023/820 Karar HÜKÜM : Ret Taraflar arasında görülen davada mahkemece verilen kararı onayan Dairenin kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olmakla, tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup görüşüldü: KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin üç ortaklı olduğunu, ortaklarından birinin (.........&Co.Kg) hisselerine sahip kişinin davalı olduğunu, müvekkili şirketi münferiden temsile yetkili kişilerden ... ... ise davalının oğlu olduğunu, müvekkili şirketin maliki olduğu bağımsız bölümler üzerinde davalının müvekkili şirkete borç vereceğinden bahisle ipotek tesis edildiğini, ancak davalının böyle bir para vermediğini, alacağın hiç doğmadığını, tescilin yolsuz olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin %50 ortağı ve aynı zamanda müvekkili şirketi temsile yetkili müdürlerden birinin babası olması sebebi ile davalı şirketin müvekkili ile yapacağı hukuki işlemlerde ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğini, ipoteğin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 334. maddesi uyarınca davalı şirket adına ipotek verilebilmesi için ortaklar kurulu kararı alınması gerektiğini ancak böyle bir karar bulunmadığını, ipoteğin şirket müdürlerinin muvazaası sonucu tesis edildiğini, ipotek akit tablosunda "müşterek borçlu" ibaresine yer verildiğini ancak lehine ipotek verilen 3. kişinin kim olduğunun akit tablosuna yazılmadığını, yine resmi senette bahsi geçen "diğer kredi"nin ödenmediğini, ipotek senedinde aynı alacak miktarı için birden fazla taşınmaz üzerine rehin kurulmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 855. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 24.05.2021 tarihli dilekçesi ile ipoteğe konu bazı taşınmazların cebri icra yoluyla satışı nedeniyle bu kısım yönünden davaya istirdat davası olarak, bakiye kısım açısından ise menfi tespit davası olarak devam etmek istediklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. III. MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak davaya konu ipoteklerin, davalı tarafından davacı şirkete borç olarak verilen para karşılığı tesis edildiği, zira davalı vekilinin 04.12.2015 tarihli dilekçesi ekinde sunulan ve davacı tarafından inkâr edilmeyen Anlaşma başlıklı Ek-5 no.lu belgede, davacı şirket ortak ve yetkililerinin (işbu davanın açılması için vekâletname veren şirket müdürü ... dahil olmak üzere) "Göcek'teki arsanın alınabilmesi için davalıdan 813.000,00 euro şahsi kredi alındığının ve bu 813.000,00 euronun davalıya geri ödeneceğinin" kabul ve taahhüt edilmiş olması karşısında davalı tarafından bu bedelin şirkete iade edilmek üzere borç olarak verildiği hususunun ispatlandığı, davaya konu ipoteklerin resmi senedine göre, davacı şirket adına hareket eden yetkili müdürün huzurdaki davayı ikame eden ve takip eden ... olduğu, ipotek tesisini davacı şirket adına kabul eden şirket müdürünün huzurdaki davada bu ipoteğin gerçek bir borç ilişkisinden kaynaklanmadığını, muvazaalı olduğunu ileri sürmesi halinde bu iddiasını aynı güçte yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiği, ancak davacı tarafından muvazaa iddiasını ispat edebilecek nitelikte resmî şekilde düzenlenmiş bir belge ibraz edilmediği gibi adi yazılı şekilde düzenlemiş bir belge de sunulmadığı, hatta bu hususta tanık vs. başkaca bir delille de muvazaa iddiasının ispatlanmadığı, davacı tarafından 04.12.2015 tarihli dilekçesi ekinde sunulan belgelerde davacı şirket ortakları ve müdürlerinin Göcek'teki arsanın alımı için davalıdan 813.000,00 euro alındığı ve bu meblağın davalıya iade edileceğini kabul ve taahhüt etmiş olmasına rağmen bu bedelin iade edildiğini gösterir bir dekont veya makbuzun ibraz edilmemiş olması karşısında, davaya konu ipoteklerin davalının davacı şirkete borç olarak verdiği para nedeni ile tesis edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 18.11.2024 tarihli, 2024/3185 E. ve 2024/7992 K. sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, Dairemiz ilamına karşı davacı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. IV. KARAR DÜZELTME İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğin fekki ile cebri icrayla satışına karar verilen bağımsız bölümlerin bedelinin istirdatı talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. V. SONUÇ: Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK'un 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'un 442/3 hükmü uyarınca takdiren 3.605,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/725, K. 2025/4840, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-725-e-2025-4840-k-4cb8102938c1