Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6296 E. 2026/2162 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6296
Karar No
2026/2162
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/161 Esas, 2025/571 Karar HÜKÜM : Davanın Kısmen Kabulü

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olan davalı ...'ün, davacı ...'a 19.03.2015 tarihinde 25 adet, 29.07.2016 tarihinde 26 adet hisse sattığını, bu işlemlerle ilgili hisse devir sözleşmesi imzalanarak pay defterine kaydedildiğini, davalı şirketin davacının katılımı olmaksızın gerçekleşen 29.08.2016 tarihli genel kurulunun iptali için davacı yanca İstanbul Anadolu 8 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1010 E. sayılı davanın açıldığını, işbu davada mahkemece davacıya davalı şirketin ortağı olduğu hususunun tespiti açısından dava açması için süre verildiğini, davalı şirketin bütün hisselerinin nama yazılı olduğunu, davacının şirket hisselerini davalı ...'den devraldığını, imzalanan sözleşmelerde ...'ün hisse bedellerinin tamamını nakit olarak aldığını kabul ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı TTK) 499. maddesi gereğince devir işlemlerinin şirket pay defterine kaydedildiğini, şirket yönetim kurulu başkanı ve hissedarı olan davalı ...'ün, davacı ve diğer hissedar ...'i 22.07.2016 tarihinde yapılacak genel kurul için toplantıya çağırdığını, davacının toplantıya katıldığını, ancak ...'in toplantıya katılmaması sebebiyle toplantının yapılamadığını, bu hususun noter marifetiyle tutanak altına alındığını, davacının 25.08.2016 tarihli genel kurul için de davetiye aldığını, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1010 E. sayılı dosyasının 08.03.2017 tarihli celse tutanağında davalı ...'ün davacıya hisse devri yaptığını, ancak davacıyı sonradan ortaklıktan çıkardıklarını, TTK'nın 136, 141, 2 08... . maddelerinde düzenlenen çıkarılma hallerinin hiçbirisinin gerçekleşmediğini ileri sürerek davacının davalı ...'den devraldığı %51 hisse için davalı şirketin hissedarı olduğunun tespitine, bu hisselerin davacı adına davalı şirket ve ticaret sicil kayıtlarına tescil ve ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; resmi kayıtlara göre davacının, davalı şirkette herhangi bir şekilde hissedar olmadığını, davacı ile davalı ... arasında hisse devri yapılmış olsa bile davalı şirket tarafından kabul görmediğini, şirket hissedarlarından davalı ...’ün 11.000.000,00 TL sermaye gerektiren bir proje için davacı ile görüştüğünü, davacının ortak olabileceğini ve gerekli sermayeyi ortak olacağı oranda sağlayabileceğini beyan etmesiyle hisse devri sözleşmeleri akdedildiğini, ancak davacının taahhütlerini yerine getirmediği için bu anlaşmanın davalı şirkete karşı geçerli hale getirilmediğini, davacı tarafından davalı şirketin mevcut işleri ve işleyişi ile ilgili olarak yapılmış herhangi bir işlem ve eylemin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin, davacının hissedarlığını devredenin ''ödenmemiş sermaye borcu'' olduğundan kabul etmemesi ve pay defterini kaybettik demelerine rağmen dava dışı ...'na yapılan devirlerin şirket tarafından onaylandığı ve şirket kayıtlarına girdiği anlaşılmış olup; TTK'nın 491/2 hükmü gereği şirketin kabul etmeme iradesi belirli şartlara tabi olduğundan ve bu şekilde bir red kararı mevcut olmadığından davalı şirketin savunmalarına itibar edilmediği, en önemlisi davalı şirket, pay defterinin zayi olduğunu ileri sürmüş ise de zayi olduğuna dair belge ibraz edilmediği, bu nedenle davacı tarafından sunulan pay defteri fotokopisine itibar edildiği, davalı şirketin pay defterinin zayi olduğuna dair işbu dava açıldıktan sonra dava açması ve zayi olduğuna dair mahkeme kararı sunmasının mümkün olmadığı, kaldı ki davacının ... Noterliğinin 13.07.2016 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 22.07.2016 tarihinde yapılacak olan 20 14... yılları olağan genel kurullarına davet edilmiş olduğu, davacının daha sonra yapılan genel kurula çağrılması durumunun, davacının hisse pay devrinin şirket kayıtlarına işlenmiş olduğunu gösterdiği, davacının davalı ...’ün 76 payının 25 payını 19.03.2015 tarihinde devraldığı, davalı ... uhdesinde kalan 51... adedinin ise dava dışı ...'na devredilmesinden sonra davalının uhdesinde 24 pay kaldığı, buna rağmen davalı her ne kadar davacıya 26 hisse devretmiş olsa da bu durum mevcut hisse adedine uygun olmadığından, davacıya tekabül eden hissenin 24 kalan pay olduğu gözetilerek; davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı ...'ın 19.03.2015 tarihinde 25 hisseye tekabül eden 25.000,00 TL değerindeki ve 29.07.2016 tarihinde 24 hisseye tekabül eden 24.000,00 TL değerindeki hisselerin devri nedeni ile Kuşadası Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlı ... Geliştirme ve İnş. Tic. A.Ş.'de %49 hissedar olduğunun tespitine, bu miktardan daha çok hissesi olduğuna dair talebinin reddine, karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne ilan ve tescil için gönderilmesine, davalı şirketin pay defterine karar kesinleştiğinde bu hususun tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı ... Geliştirme ve İnş. Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı şirkete %51 oranında ortak olduğunun tespiti ile şirket pay defteri ile ticaret sicil kayıtlarına tescili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6296, K. 2026/2162, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6296-e-2026-2162-k-44a343a545d9