Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5759 E. 2026/2496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5759
- Karar No
- 2026/2496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1140 Esas, 2025/1154 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/733 E., 2025/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.04.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında Tedarik Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından davacıya ... sipariş numaralı ve 2022/... üretim numaralı kağıt partisi sevk edildiğini, sevk edilen malların ayıplı olduğunun davacı şirkete gelen müşteri şikayetleri üzerine tespit edildiğini, davacı tarafından toplam 118.880,00 euro tutarında ödeme yapıldığını, davacı şirketin müşterileri karşısında itibar kaybetmesine ve maddi zarara uğramasına neden olan ikinci sevkiyatın davalı tarafından 06.12.2022 tarihinde yapıldığını, ön inceleme ile malların ayıplı olduğunun tespitinin yapılabilmesinin mümkün olmadığını, sevkiyatı yapılan baskı kağıtlarında müşterilerce keşfedilen ayıbın baskıda kullanılmadan hemen önce kağıt paketlerinin açılması ve baskı dönüştürme işlemlerine başlanması ile tespit edildiğini, davalı şirketçe davacının yapmış olduğu ödemenin iadesi için davacıdan banka hesap bilgilerinin talep edildiğini, bu durumun malların gizli ayıplı olduğunun ikrarı niteliğinde olduğunu, ancak taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını ileri sürerek 118.88,00 euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede tahkim şartı kararlaştırıldığını, tahkim ilk itirazında bulunduklarını, ayıba ilişkin iddiaların asılsız olduğunu, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir tahkim şartının bulunduğu, tahkim anlaşmasının dava konusu uyuşmazlığımızı da kapsadığı, tahkim anlaşmasının hukuken geçerli olduğu, tahkim anlaşmasının ayrıntılarına da yer verildiği ve uygulanabilir nitelikte olduğu, davalının süresi içerisinde tahkim ilk itirazında bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan tedarik sözleşmesindeki tahkim şartnının geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 9. maddesinde düzenlendiği üzere tahkim yerinin taraflarca serbestçe kararlaştırılabileceğine ve sözleşmede tahkim kuruluşunun taraflarca Avrupa Tahkim Birliği olarak, tahkim yerinin de İstanbul olarak belirlendiği dikkate alındığında sözleşmedeki tahkim şartının geçerli olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.