Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5622 E. 2026/2492 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5622
- Karar No
- 2026/2492
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/348 Esas, 2025/1118 Karar HÜKÜM : Davanın reddi (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/11 E., 2024/1052 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "... ve ..." markalarını inşaat ve gayrimenkul sektörlerinde ilk kullananın müvekkili ve şirket ortakları olduğunu, müvekkili şirketin tescilsiz bir şekilde davaya konu markayı kullandığı 11.06.2021 tarihinde davalının "..." markasını sicile kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkilinin kullanım yoluyla kazanmış olduğu markanın aynı/ayniyet derecesinde benzerinin davalı tarafından kullanılmak suretiyle müvekkilinin markadan ... haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin, "..." markasını yapmış olduğu inşaatlar ve bu inşaatlara ilişkin reklam çalışmaları ile maruf ve meşhur hale getirdiğini, davalıya ait tescilli markanın müvekkili tarafından yoğun olarak kullanılan ve halihazırda kullanılmaya devam edilen "..." ve "..." markasıyla iltibas yarattığını, haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, “...” markasının 35. ve 37. sınıflarda 17.06.2021 tarihinde 10 yıl süre ile müvekkili adına tescil edildiğini, davacı şirketin marka hakkına tecavüz ettiğinin öğrenilmesi üzerine davacıya ihtarname gönderilmesi sonrasında davacı tarafından işbu davayı kötüniyetli olarak açtığını, haksız rekabet koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan görsel meteryallere ilişkin ekran görüntülerine göre davacı şirket tarafından ... ve ...isimli markaların ilk kez 2020 Şubat ve Mayıs aylarında olmak üzere kullanıldığı, buna karşılık davacı taraf adına 2021 tarihinden önce yapılmış bir marka başvurusunun bulunmadığı, henüz tescile bağlanmamış 2021/146887 başvuru numaralı "...makes life beautiful" marka başvurusunun yer aldığı, davalının ise "..." markasının 17/06/2021 tarihinde tescile edildiği, markanın hak sahibi olduğu görülmekle birlikte davalının markayı tescil tarihinden önce kullanımıyla ilgili dosyada herhangi bir evrak ve delil bulunmadığı, davacı tarafın ...ibareli markasal kullanımların gerçekleştiğinin görüldüğü, bu tarihin davalı tarafın marka tescil başvuru tarihi olan17.06.2021 tarihinden eski olduğu, ...adının markasal kullanımının proje veya işletme adı olarak kullanılmaya başlandığı, davacının tescilsiz de olsa markasal bir kullanım bulunduğu ve davalının bu durumda tescil edilmiş de olsa marka kullanımı ile davacı aleyhine haksız rekabet oluşturan fiilinin sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin "..." ve "..." ibareli markalarının davalı firma tarafından haksız ve izinsiz olarak kullanımı suretiyle gerçekleştirilen marka ihlalinin ve haksız rekabetin tespiti ile hükmün ilanına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2021/... sayılı "..." markasının 35. ve 37.sınıflarda 17.06.2021 tarihi itibariyle davalı şirket adına tescil edildiği, davacı adına tescilli herhangi bir marka bulunmadığı, başvuru aşamasındaki 2021/146887 sayılı "... " markasıyla ilgili tescil işlemlerinin devam ettiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, davacının ...markasını davalının tescil tarihinden önce kullandığı, tescilsiz de olsa davacının markasal bir kullanımının olduğu, davalının bu durumda tescil edilmiş olsa da marka kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilmiş ise de; sicilden terkin edilinceye kadar tescilli markanın tescile uygun kullanımı haksız bir kullanım teşkil etmeyeceğinden haksız rekabet söz konusu olmayacağı, bu nedenle davalının tescilli "..." markasını kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve devamı madde hükümleri gereğince haksız bir kullanım teşkil etmeyeceğinden haksız rekabet oluşturmayacağı, davalının tescilli markası dışında haksız rekabet teşkil eden markasal bir kullanımının bulunduğuna ya da markayı tescil ettirirken dürüstlük kuralına aykırı davrandığına ilişkin dosya kapsamında delil de bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, haksız rekabetin tespiti istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının 2021/... sayılı "..." ibareli markasını tescil edildiği şekliyle kullanıp kullanmadığı, buradan varılacak sonuca göre kullanım şeklini davacının üzerinde üstün hak sahipliği bulunduğu ve tescilsiz olarak ticarette kullandığı " ..." ibareli işarete yaklaşıp yaklaştırmadığı, buradan varılacak sonuca göre de davalı kullanımın 6102 sayılı TTK'nın 54. vd. maddelerine göre haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamındaki delillerden davacı tarafın 2018 yılından itibaren ...ibareli markasal kullanımların gerçekleştiğinin görüldüğü, bu tarihin davalı tarafın marka tescil başvuru tarihi olan 17.06.2021 tarihinden eski olduğu, ...adının markasal kullanımının proje veya işletme adı olarak kullanılmaya başlandığı, davacının tescilsiz de olsa markasal bir kullanımı bulunduğu ve söz konusu işaret üzerinde tescilsiz kullanımlarına dayalı olarak gerçek hak sahipliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının tescilsiz kullanımlarına dayalı olarak gerçek hak sahipliği kazandığı işaret 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na göre değil 6102 sayılı TTK'nın 54. vd. maddelerine göre haksız rekabet hükümlerine göre korunmak durumundadır.
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar sicilden terkin edilinceye kadar tescilli markanın tescile uygun kullanımı haksız bir kullanım teşkil etmeyeceğinden haksız rekabet söz konusu olmayacağı, bu nedenle davalının tescilli "..." markasını kullanımı mahiyetindeki eylemlerinin 6102 sayılı TTK'nın vd. maddelerine göre haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davalının 2021/... sayılı "..." ibareli markasını tescil edildiği şekliyle değil, tescil kapsamında yer alan "..." ibaresini kullanmadan davacının tescilsiz olarak kullandığı ...ibaresine yanaşacak şekilde "..." şeklinde kullandığı görülmekte olup bu kullanımın 6102 sayılı TTK'nın 54. vd. maddelerine göre haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince, davalı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.