Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5544 E. 2026/2517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5544
- Karar No
- 2026/2517
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1114 Esas, 2025/1398 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/69 E., 2022/384 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şahsın 2020/00640 sayılı "..." ibareli markanın 41. sınıf hizmetlerde tescili için diğer davalı ... nezdinde başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarını mesnet göstererek başvuruya yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkilinin tanınmış markalarıyla iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik içerdiğini, eğitim-öğretim hizmetleri bakımından müvekkilinin ibareye 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/2 hükmü anlamında ayırt edicilik kazandırdığını, SMK'nın 6/5 hükmü uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin ticaret unvanını da ihlal ettiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, markaların karıştırılmayacağını, tanınmışlık ve kötüniyet iddialarını kabul etmediklerini, "..." ibaresini taşıyan tescilli çok sayıda marka bulunduğu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasındaki "..." ibaresinin yöre ismi olduğundan tanımlayıcı ve tali unsur olduğu; markalardaki benzerlikten dolayı ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK'nın 6/1 hükmündeki iltibas koşulunun gerçekleştiği; aksi yöndeki bilirkişi görüşüne iştirak edilmediği; diğer yönden; davacı tarafın " ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 hükmü anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin ve " ..." ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 hükmü anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı; kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu YİDK kararının iptaline, 2020/00640 sayılı marka tescil edildiğinden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markalar arasında başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf yönünden, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan "İzmir" ibaresi maruf bir yerleşim yerinin adı olup kimsenin tekeline bırakılamayacağı gözetildiğinde anılan ibarenin dava konusu marka başvurusunu davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, aksine tüketiciler nezdinde davacının "..." markasının İzmir bölgesine özel olarak tasarlanmış ve oluşturulmuş, seri markalarından birisi olduğu algısını yaratacağı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf tüm hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı Kurum'a yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.