Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5463 E. 2026/2523 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5463
Karar No
2026/2523
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1067 Esas, 2025/1335 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/192 E., 2022/171 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." markasının sahibi olduğunu, davalı ...'ün 2019/105219 sayılı " ... ..." ibareli markanın 43. sınıfta tescili isteğine yönelik itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, davaya konu markanın müvekkilinin markasını aynen içerdiğini, markaların görsel ve işitsel olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, bu hususun Kurum tarafında da kabul edildiğini, markanın tescilinin istendiği 43. sınıftaki hizmetlerin müvekkilinin markasının tescilli olduğu 28. sınıftaki mallar ile benzer, birbirini ikame eder nitelikte olduğunu, ortalama tüketicilerin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğunu, itiraza mesnet "..." markasının yaklaşık 30 yıldan beri UEFA Şampiyonlar Ligi'nin resmi sponsoru olarak tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalı şahsın bu tanınmışlıktan faydalanmak amacıyla hareket ettiğini, markanın tescilinin müvekkilinin markasının ayırt ediciliği ve itibarına zarar vereceğini ve müvekkilinin başvurusuna benzer bir marka başvurusunda bulunulmasının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2019/... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... tarafından dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı markalarının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu markanın esaslı unsurlarından birini oluşturduğu, bu ibarenin ortaklığının davaya konu marka ile davacının itiraza dayanak markalarını görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer kıldığı, kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzerliği de nazara alındığında ilgili tüketici kesiminin daha önceden aşina olduğu "..." markası ile dava konusu markayı ilişkilendireceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla başvuru kapsamında yer alan “43.sınıf: (43/01) Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. (43/02) Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. (43/03) Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.” bakımından dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, "https://.../c/.../about" sayfasının içeriği, ... youtube kanalının abone sayısı, dört milyarı aşan görüntülenmesi itibariyle ... markasının dava konusu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle “oyun” emtiası ve “oyun hizmetleri” bakımından markanın tanınmışlığını ortaya koyduğu, davalı ... 'ün benzer hizmetler yönünden davacının tanınmış markasından haksız bir yarar sağlaması, “...” markasını kötü ve kalitesiz hizmetler üzerinde kullanması halinde davacı markalarının itibarını zedelemesi ve markanın 43. sınıftaki tüm hizmetler bakımından kullanılması halinde ayırt edici karakterinin zarar görmesi ihtimali nedeniyle SMK'nın 6/5 hükmü uyarınca tanınmışlık koşullarının gerçekleştiği, ancak, davacı markalarının tanınmış olması ve davaya konu marka ile itiraza mesnet bir kısım markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği gerekçeleriyle davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markadaki sosyal ve yaşam anlamındaki " social" ve "..." ibarelerinin markanın kullanılacağı hizmetler bakımından sıklıkla kullanılan zayıf nitelikli ibareler olması nedeniyle markanın esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin ortaklığı nedeniyle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğu, markaların kapsamında bulunan emtialar farklı sınıflarda bulunuyor ise de, hizmetlerin sunuluş yer ve biçimi ile aynı alıcı kitlesine hitap eden, birbirini ikame eden niteliğinin bulunduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5463, K. 2026/2523, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5463-e-2026-2523-k-545c03b53fc9