Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5304 E. 2026/2520 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5304
- Karar No
- 2026/2520
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/674 Esas, 2025/747 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/859 E., 2022/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ticari bankacılık ve kıymet yönetimi gibi alanlarda hizmet veren Avrupa merkezli bir banka olduğunu, davalı şirketin ise ... Müdürlüğüne kayıtlı kağıt ve mukavva imalatı ana faaliyet koduyla faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 12.10.2010 tarihinde İhracat Kredi Tahsis Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 2.483.700,00 Avro tutarına kadar kredi tahsisi sağlanmasının kararlaştırıldığını, karşılığında ise davalı şirketin tahsis edilen krediyi peyderpey işleyen faizi ile birlikte geri ödemeyi taahhüt ettiğini, kredi sözleşmesine istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirkete toplamda 2.410.650,00 Avro tutarında kredi kullandırıldığını, bu sözleşme kapsamında kararlaştırılan ödeme planı vadesi çerçevesinde 10 taksitten ilk 8'ini ödediğini, ancak 14.06.2016 tarihinde ödenmesi gereken 248.491,01 Avro ve 14.12.2016 tarihinde ödenmesi gereken 244.778,00 Avro tutarındaki kredilerin geri ödemesinin gerçekleştirilmediğini, faiziyle birlikte toplam 557.437,17 Avro'nun ödenmesi için çekilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine 10.10.2018 tarihli tahkim talebiyle birlikte ...ve Çek Cumhuriyeti ... Dairesi'ne bağlı Tahkim Mahkemesi nezdinde tahkim yargılaması başlatıldığını, yapılan tahkim yargılaması sonunda müvekkili şirket taleplerinin 05.11.2019 tarihli hakem heyeti kararıyla kabul edildiğini, Hakem Heyeti Kararının yasal olarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 gün içerisinde borcun ödenmediğini, söz konusu kararın taraflar açısından bağlayıcı hale geldiğini ve bu nedenle iş bu tenfiz davasını açtıklarını, ... Sözleşmesi ve 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu (MÖHUK) uyarınca tenfizi kabil olduğunu belirterek, 248.491,01 Avro tutarındaki kredi anaparası ve bu tutar üzerinden 15.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek %8,030 oranındaki temerrüt faizi, 244.778,00 Avro tutarındaki kredi anaparası ve bu tutar üzerinden 15.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek %8,030 oranındaki temerrüt faizi ile masraflarının davalı ... tarafından ... Bank ... A.Ş.'ye ödenmesine ilişkin Çek... Dairesi'ne bağlı Tahkim Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli Hakem Heyeti Kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tenfizi talep edilen hakem heyeti kararının kamu düzenine ve adil yargılama ilkelerine aykırı bir karar olduğunu, tenfiz şartlarını taşımadığını, tenfizi talep edilen hakem heyeti kararına dayanak olan esas sözleşmenin (BC ... no.lu İhracat Kredisi Sözleşmesi) müvekkili şirketin vefat eden önceki yetkilisi döneminde düzenlendiğini, sözleşmenin 12.10.2010 tarihinde şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı belirtilmiş ise de gerçekte bu sözleşmenin şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmadığını, tahkim kararlarının tenfizi hususunda uygulanacak ... 61. maddesi ve ... Sözleşmesi'nin IV. maddesi uyarınca hukuken geçerli bir yazılı tahkim sözleşmesi sunulması gerektiğini, tenfiz talebine dayanak sunulan sözleşme geçerli olarak kurulmadığından bir tahkim sözleşmesi veya klozundan bahsetmenin mümkün olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili tarafından ... 62. maddesinin ç, d, e, f, g ve h bentlerinde yazılı red sebeplerine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesi ile davaya konu ...ve ... Dairesine bağlı Tahkim Mahkemesinin Rps 596/ 18... .11.2019 tarihli, 03.07.2020 tarihinde icra edilebilir hale gelen kararın tenfizine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen hallerin ... Sözleşmesi'nin (V). maddesinde düzenlendiği, sözleşmenin (V). maddesindeki şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesinin re’sen dikkate almak zorun olduğu, diğer şartların ise taraflarca iddia ve ispat edilmesi gerektiği, mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartların; 1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olması olduğu, taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engellerinin ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması olduğu, somut olayda tenfiz istemi yönünden kamu düzenine bir aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça yukarıda sayılan tenfiz engelleri yönünden de bir savunmada bulunulmadığı, davalı taraf alacak iddiasına konu sözleşmenin tarafı olmadığını, heyetin usulüne göre oluşturulmadığını, alternatif çözüm yollarına başvurulmadığına yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirmede davalının bu iddialarının husumet iddiasına ve esasa dayandığının anlaşılmakla hakem kararının tenfizine ilişkin yargılamada işin esasına girmek suretiyle esasa ilişkin karar verilemeyeceğine ilişkin esasa girme yasağı bulunduğu, istinaf konusu edilen hususun hakemce verilen kararın esasına yönelik olduğu, tenfiz mahkemesince hakem kararının içeriğinin denetlenemeyeceği gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.