Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2568 E. 2025/7798 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2568
Karar No
2025/7798
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/1592 Esas, 2025/467 Karar HÜKÜM: Davanın reddi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 04.07.2017 tarih ve 2016/... tescil nolu "..." markası ve "..." esas unsurlu 29. 30. ve 43. sınıflarda tescilli markalarıyla çiğköfte üzerine hizmet verdiğini, davalı şirketin markasında yer alan "..." kelimesinin günlük dile yerleşmiş, herkes tarafından anlamı bilinen ve bu sebeple ayırt ediciliği düşük bir kelime olduğunu, ticari ve günlük hayattaki yaygın kullanımı bakımından tescil kapsamında yer alan hizmetlerde kelime olarak ayırt edici niteliğinin düşük olduğunu, ... kelimesinin tek başına hizmet verilen malın kalitesini ortaya koymadığını, hizmetin niteliğinin dahi anlaşılmadığını ileri sürerek 2016/... sayılı "..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının uzun zamandır "..." markası ve ticaret unvanı ile çiğköfte restoranları işlettiğini ve franchise verdiğini, Türkiye sınırları içinde bu unvanla tanındığını, yıllarca bu marka ve ticaret unvanını piyasaya tanıtıp bir pazar oluşturduğunu, markanın tanıtımı için önemli miktarda görsel ve reklam materyalleri kullandığını, müvekkilinin "..." esas unsurlu bir çok seri markası olduğunu ve müvekkilinin bu markaları uzun yıllardır kesintisiz ve yoğun şekilde kullandığını, davacının bu davayı açma sebebinin müvekkilin davacıya ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/411 E. sayılı dosya çerçevesinde açmış olduğu " YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü" davası olduğunu, bu dava neticesinde davacının 2017/... başvuru numaralı "... + şekil" ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilinin ... ibaresini kullanımının dava konusu marka ile sınırlı olmadığını ve ... esas unsurlu yirmiyi aşkın markayı 2008 tarihinden bu yana tescilli olarak kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." kelimesinin yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri bakımından sektörde bulunan herkes tarafından kullanılan ve tek başına bir kişiye özgülenemeyecek bir kelime olduğu, davalının, davaya konu markasını herhangi bir ek, grafik, kelime ya da görsel eklemeksizin kelime markası olarak tescil ettirdiği, ne var ki bu kelimenin yiyecek içecek sağlanması hizmetlerinde herkesçe kullanılan, tanımlayıcı-tasvir edici bir kelime olduğu, her ne kadar davalı yanca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/2 maddesi mucibince davaya konu markanın kullanım yolu ile ayırdedicilik kazandığı iddiasında bulunulmuş ise de sunulan delillerin bu hususu tespit etmeye yeterli olmadığı ve davaya konu "..." markasına değil dava dışı yine davalıya ait "..." markasına ilişkin olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalıya ait markanın tescilli olduğu 43. sınıfta yer alan "yiyecek ve içecek sağlanması" hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne, karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. Mahkemece 27.09.2022 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile harç eksikliği ve gider avansının tamamlanması amacıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 344. maddesi uyarınca davalı vekiline ihtaratlı muhtıra gönderildiği ve söz konusu muhtıranın 31.08.2022 tarihinde davalı vekiline e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, ancak tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık yasal süre içerisinde istinaf harçlarının yatırılmadığı gerekçesi ile HMK'nın 344. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup söz konusu ek karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince ek karar ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, muhtıranın usulüne uygun düzenlemediği muhtırada harcın dosyaya yatırılmasının belirtildiği, harcın mahkeme veznesine yatırtılması gerektiğinden muhtıra geçersiz kabul edilerek ek kararın kaldırılması ile, davacı tarafça SMK'nın 5/1-b-c-d bentlerinde düzenlenen hükümsüzlük sebeplerine dayanılarak davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği,SMK'nın 5/1-b maddesinde düzenlenen "ayırt edicilik" özelliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde; bu maddeye göre hükümsüzlük istenebilmesi için, tescil ettirilmek istenen mal ya da hizmet bakımından ortalama tüketicilerin bu işareti marka olarak görmeyecek olmalarının söz konusu olması gerektiği kabul edilmekle, ... ibaresinin marka olarak algılanmasının mümkün olduğu, somut olarak ayırt ediciliğinin bulunduğu, SMK'nın 5/1-c ve d maddesinde düzenlenen "tanımlayıcılık" özelliğinin bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde ise, "..." ibaresinin yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri yönünden doğrudan cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirtmediği gibi SMK'nın 5. maddesi ile belirtilen diğer ret sebeplerini de içermediği, ... ibaresini duyan kişilerin aklına doğrudan yiyecek ve içecek hizmetlerinin gelmeyeceği, ayırt ediciliği düşük/zayıf marka ile tanımlayıcı markanın birbirinden farklı kavramlar olduğu ve yüklenen sonuçlarının da farklı olacağı, nitekim Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarında '...' esas unsurlu 43. sınıfta bir çok markanın tescilli olduğu, davanın reddi gerekir iken anılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2568, K. 2025/7798, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-2568-e-2025-7798-k-98d0a66749ca