Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/2172 E. 2025/7015 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2172
- Karar No
- 2025/7015
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/326 Esas, 2025/332 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/247E., 2024/1260K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin euro cinsinden alacaklı olduğu davalıya karşı başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/654 E., 2021/1189 K. sayılı dosyası ile itirazın iptaline karar verildiğini, temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.04.2023 tarihli, 2022/2547 E., 2023/2446 K. sayılı kararıyla kararın onanarak kesinleştiğini, müvekkili euro cinsinden alacaklı iken, Türk Lirası olarak bir miktar tahsilat yaptığını, ancak alacağın tahsil tarihindeki euro kuru üzerinden Türk Lirası olarak tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin alması gereken parayı alamayıp hak kaybına uğradığını ileri sürerek müvekkilinin euro alacağı ile tahsil ettiği Türk Lirası alacak arasındaki kurdan kaynaklı farkın, eksik aldığı miktarın bilirkişi marifeti ile tespiti sonunda ıslah ile artırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL tutarındaki alacağın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen yabancı para cinsinden alacakların ödenmesi hususunun 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 99. maddesinde düzenlendiğini, buna göre "borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." şeklinde seçimlik hakka sahip iken davacının icra takibi ve devamındaki davada vade tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası alacağının tahsilini talep ettiğini, bu kararından dönerek kur farkı veya adı ne olursa olsun buna ilişkin talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından istihdam ve ikale sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için, Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin 2016/1232 E. sayılı dosyasında 326.650,00 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun itirazı üzerine icra takibine vaki itirazın iptali için açılan davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.12.20 21... /654 E., 2021/1189 K. sayılı kararı ile ''1-Asıl davanın kabulü ile; Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin 2016/1232 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile, taleple bağlı kalınarak 336.506,28 TL alacak üzerinden takip tarihindeki işlemiş avans faizi uygulanarak takibin devamına'' karar verildiği, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği, alacaklı aynen tahsil davası açabilecekken Türk lirası üzerinden dava açmışsa, onun iradesinin, alacağını artık yabancı para üzerinden tahsil etmek istemediği yönünde olduğunu kabul etmek gerektiği, Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ilk davada TL cinsinden talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek borcun yabancı para olarak aynen ifasını isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklının takip talebinde 326.650,00 TL asıl alacak, 2.067,29 TL (31.12.2015-22.01.2016 tarihleri arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 328.717,29 TL alacağın asıl alacağa (326.650,00) takip tarihinden itibaren yıllık %10,50 avans faizi işletilerek ve 22.01.2016 tarihinde euro kurun 3.2665 olduğunu belirterek alacağın tahsilini talep ettiği, borcun sebebi kısmına da "31.12.2015 tarihli sözleşmeden kaynaklanan 100.000-euro alacak" olduğunu belirttiği, 22.01.2016 tarihindeki kurdan Türk lirasına çevirerek, vade tarihinden takip tarihine kadar avans faizi hesaplayarak toplam 328.717,29 TL alacağın asıl alacağına avans faizi işletilerek tahsilini talep ettiği, buna göre 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca, tercih hakkını vade (takip) tarihindeki kurdan çevirerek icra takibi başlattığından ve talebi uyarınca Türk Lirası alacak üzerinden itirazın iptaline karar verildiği, bu kararın da Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu durumda davacı alacaklının 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesinde kendisine tanınan haklardan vade tarihindeki kurdan talep ederek tercih hakkını kullandığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yabancı para alacağı nedeniyle başlatılan icra takibinde ödemelerin TL üzerinden yapıldığından aradaki farkın tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi