Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/1432 E. 2025/5958 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1432
Karar No
2025/5958
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2375 Esas, 2024/2619 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/350 E., 2024/730 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Sağlık Bakanlığı'nın Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden alacaklı olduğunu, devam eden davalarının bulunduğunu, ilgili şirket aleyhine devam eden Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/228 E. sayılı dosyasının 06.07.2023 tarihli duruşmasında davalı Tasfiye Halinde ... şirketi hakkında ticaret mahkemesince tasfiye memuru atanması için dava açmak üzere kendilerine bir aylık kesin süre verildiğini ileri sürerek tasfiye halindeki şirkete organsız kaldığından tasfiyesinin sonlandırılması için mahkemece yeni tasfiye memuru atanmasına, bu talebin mahkemece uygun bulunmaması halinde ise bu şirket aleyhine açılmış bulunan davaların ve icra takiplerinin sonuçlandırılabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 427/4 hükmü gereğince bu şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Dava ... olarak açılmıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, eldeki davanın ... açıldığı, tasfiye sürecinde şirket yönetim kurulunun da görevine devam ettiği, ana sözleşmede yönetim kuruluna tasfiye görevi verilmişse tasfiyeyi yönetim kurulunun yürütmesi gerektiği, aksi halde ayrıca tasfiye memuru atanabileceği, ancak davanın ... açılması ve sonradan ihbar yoluyla hasımların tamamlanmasının mümkün olmadığı (Yargıtay 11. HD, 06.04.2022, 2020/7920 E., 2022/2875 K.), ayrıca şirketin malvarlığı bulunmadığından dışarıdan bir mali müşavirin tasfiye memuru veya yönetim kayyımı olarak atanmasının sorunu çözmeyeceği, geçmişte Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından atanan mali müşavir ...un şirketin giderlerini karşılayamaması nedeniyle görevden çekildiği ve yerine ortaklardan...’un tasfiye memuru olarak atandığı, dolayısıyla mali müşavirin atanmasının mümkün olmadığı gibi tasfiye giderlerinin karşılanamaması ve vergi yükümlülüklerinden doğacak sorumluluklar sebebiyle de uygun bir çözüm olmayacağı, en uygun çözümün şirket ortağı ...’nın terekesinin TMK'nın 612. maddesi uyarınca iflas hükümleri çerçevesinde Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından tasfiye edilmesi ve bu tasfiye memuruna husumet yöneltilerek dava açılması olduğu gerekçesiyle davanın ... açılması nedeniyle reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açtığı davada dava konusu şirkete İlker Horoz’un tasfiye memuru olarak atanmış olması nedeniyle eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, bu hususun ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.2 hükmü uyarınca düzeltilerek yeniden karar verilmesine, buna göre HMK'nın 114/1-h ve 115/2 hükümleri gereği hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık davacı Bakanlığın organsız kaldığını iddia ettiği şirkete kayyum atanmasını talep etmekte hukuki yararının bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre daha önce bu şirkete kayyum atanıp atanmadığı, dolayısıyla derdestlik dava şartının bulunup bulunmadığında toplanmaktadır.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava yönetim kayyumu atanmasına ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın ... açılması nedeniyle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bu karar kaldırılarak davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Ancak somut olayda derdestliğin dayanağı olduğu belirtilen şirket Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (MERSİS numarası: 07...22 ) unvanlıdır. Bu davada organsız kaldığı belirtilen dava konusu şirket ise Tasfiye Halinde .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (MERSİS numarası: ... ) unvanlı olup, her iki şirket farklı tüzel kişilerdir. Bu nedenle davaların konusu farklı olduğundan derdestlik durumu bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, istinaf başvurusu esastan incelenip davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilerek, istinaf itirazları kapsamında inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1432, K. 2025/5958, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-1432-e-2025-5958-k-8e49a0858564