Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6725 E. 2025/4331 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6725
Karar No
2025/4331
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/446 Esas, 2024/1492 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/926 E., 2019/804 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin soğuk su sayacı imalatı yaptığını, davalı tarafından yapılan su sayacı alım ihalesinin 21.11.2017 günü yapılan açık arttırmada müvekkili şirkette kaldığını, bu ihaleye dayalı olarak davalı kurumla 23.07.2018 tarihinde mal alımına dair sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin bu sözleşme ile DN20 mm farklı marka kullanılmış sayaçlara iç mekanizma kurumu montajı, ölçü-ayar ve damgalama işini 200.000 adet tedarik etmeyi üstlendiğini, ancak ihalenin yapıldığı tarihten daha sonra başlayan piyasadaki dalgalanmanın söz konusu ihale şartlarını, yükümlüklerini yerine getirmenin müvekkili açısından imkansız hale getirdiğini, davacının kullandığı hammadelerin %97'sinin dövizli tedarik edilebilen ve borsası dövizli işleyen bir sektör olduğunu, öngörülemeyecek miktarda döviz yükselişi olduğunu, ihalelerin yapıldığı tarihte 3,95 TL olan 1 USD'nin sözleşmenin yapıldığı tarihte 4,75 TL'ye ve sözleşmenin ifa edileceği Eylül başında da 6,62 TL'ye yükseldiğini, Haziran ayında 38,00 TL civarında olan maliyetin Eylül ayında 60,00 TL'yi aştığını, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmede işlem temelinin çöktüğünü, herhangi bir müdahale olmadan sözleşmenin yürütülmesinin imkansız hale geldiğini, sözleşmenin ifası için sürenin başladığı iki partinin bir bölümünün teslim edildiğini ancak ilgili Belediye'ye ihtirazı kayıt gösterdiğini ileri sürerek 23.07.2018 tarihinde yapılmış ihale ve bunlara bağlı sözleşmedeki şartların dürüstlük kurallarına aykırılık derecesinde müvekkilinin aleyhine değiştiğinden hakimin müdahalesi ile sözleşmedeki müvekkiline ait yükümlülüğün hakkaniyet oranında azaltılmasına ya da davalı yükümlülüğünün arttırılmasına, sözleşmenin bu şekilde tadiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; borçlu eğer ifanın aşırı güçlüğü halini saklı tutarak borcunu ifa etmişse, sözleşmenin uyarlanmasını talep edebileceğini, davacı tarafça henüz dava açılmadan sözleşme kapsamında bir parti sayacın idarenin ambarlarına teslim edildiğini, davacı tarafça bu ifa yapılırken herhangi bir ihtirazi kayıt da konulmadığını, ayrıca sözleşmenin imzalandığı tarihte 4,75 TL olduğu söylenen dolar kuru Eylül başında 6.62 TL'ye çıkmış olsa da davaya cevap verilen sırada 5,27 TL civarında olduğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihteki dolar kuru ile davaya cevap verilen tarih arasındaki artışın %10 civarında olduğunun görüldüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sözleşmenin uyarlanmasını talebe hak kazanabilmesi için sözleşmenin akdedilmesinden sonra taraflar arasındaki edimler arasındaki dengenin, borçludan sonuçlarını yüklenmesi istenemeyecek kadar büyük ölçüde bozulmuş olması, edimlerin dengesindeki bu değişikliğin sözleşme yapılırken öngörülemeyen savaş, ekonomik kriz, yüksek devalüasyon, doğal afetler, idari kararlar gibi olağanüstü sebeplerden ileri gelmesi, aşırı ifa güçlüğü yaratan olgunun borçludan kaynaklanmamış, olgunun gerçekleşmesine borçlunun sebep olmamış olması, borçlunun ifası güçleşen edimi henüz ifa edilmemiş ya da borçlunun ifa güçlüğünden kaynaklanan haklarını saklı tutarak ifada bulunmuş olması şartlarının birlikte bulunması gerektiği, dava konusu olayda davacının sözleşmenin uyarlanmasını talep etmesine dair bu şartların bulunmadığı, davacının basiretsizlik, özensiz ve dikkatsizliği sebebiyle sözleşme şartlarını yerine getirilmesinin ileride zorlaşabileceğini ve kendi açısından aşırı ifa güçlüğü olaşabileceğini öngermediği, ülkemizdeki dolar cinsinden paranın endeksinin öngörülemeyecek derecede artmamış olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi uyarınca sözleşmenin değişen durumlara uyarlanması için gerekli şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren ifa edileceği üç aylık süre içerisinde döviz kurunda meydana gelen artışın davacı şirket için, sözleşmenin yapıldığı sırada öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum olarak kabul edilemeyeceği, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında imzalanan 23.07.2018 tarihli hizmet alım sözleşmesinin, döviz kurlarında gerçekleşen artışlar nedeniyle işlem temelinin çöktüğünden bahisle yeni şartlara göre uyarlanması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/6725, K. 2025/4331, T. 19.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-6725-e-2025-4331-k-a9752fb5caaf