Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5933 E. 2025/5297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5933
Karar No
2025/5297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/528 Esas, 2024/953 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/157 E., 2021/965 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı katılma yoluyla davacı vekili ile Yargıtayda duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.09.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, eski ortağı davalıya herhangi bir borcu olmamasına rağmen davalı tarafından önceden hazırlanan ve ... tarafından uygulanan plan dahilinde şirket içinde davalı tarafından kasten anlaşmazlık çıkarıldığını, ...'in planlı olarak devreye girmesi ve ... Gayrimenkul A.Ş.'nin o dönemde inşaatına başlayacağı ... Kentsel dönüşüm projesinin tehlikeye girmemesi bahanesi ile bu anlaşmazlığı dost meclisi ile çözmeye talip olması ve kendisinin bu tür sorunları çözmekte uzman olduğunu beyan etmesi ile sürecin başlatıldığını, müvekkiline tarihsiz belgeler imzalatılarak geçmiş tarihler atıldığını, yapılan işlere yasal kılıf bulmak amacıyla dost meclisine Tahkim Heyeti adını verilerek müvekkilinin sahibi olduğu % 50 hissenin "tedbiren" devrinin sağlandığını, akabinde excel tabloları ve sözde bilirkişi hesapları ile müvekkilinin borçlu gösterilerek teminat senetleri almaya başladıklarını, tarafların ...'ın ...'de bulunan ofisine vekilleri ile birlikte davet edildiğini, burada davalının silahlı adamları gölgesinde tehdit ve hile ile senetler aldıklarını, senetlerin müvekkilinin çocuklarına kefil olarak imzalatıldığını, yediemin olarak Avukat ...'ya teslim edilecek iken 880.000,00 euro bedelli olan senedin derhal davalıya verildiğini ve kısa süre sonra icra takibine konu edildiğini, toplantılarda yasa dışı kararlar alındığını, tahkim kararlarının iptaline ilişkin olarak açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın onandığını, iptal edilen sözde tahkim kararının iptali ile birlikte karar kapsamında yapılan borçlandırmaların da ortadan kalkacağını, takip konusu yapılan İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2018/24901 E. sayılı dosyası ile 880.000,00 euro bedelli teminat olarak alınan senet ve İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2018/29144 E. dosyası ile 15.000.000 TL bedelli teminat olarak alınan senedin boş kısımları doldurularak işleme konulduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinden bedelsiz olarak tedbiren alınan %50 oranındaki şirket hisselerinin müvekkiline iadesine, takiplerin iptaline, müvekkili lehine %20 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı talebe ilişkin başka davalar açtığını, davacının müvekkili ile dava dışı ... Gayrimenkul A.Ş.'ye ortak olduğunu, ancak taahhüt ettiği ödeme ve ayni sermayeyi getirmediği için bu ortaklığın sonlandırıldığını, davacının ortak olduğu dönemde şirketin çeklerini şahsi işleri için kullanarak şirkete zarar verdiğinin tespiti için yapılan tahkim yargılamasında davacının kusurlu bulunarak müvekkiline karşı borçlu olduğu ve borçlu olduğu tutarın tahsil edilmesine karar verildiğini, davacının avukatı ile birlikte tahkim sonuç belgesini imzaladığını, davacının bir kısım borcuna karşılık 15.000.000,00 TL ve 880.000,00 euro bedelli bonoları düzenleyerek müvekkiline teslim ettiğini, davacının çocuklarının da bu bonoları kefil sıfatı ile imzaladıklarını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında şirket hisse devri ve buna bağlı alacak verecek ilişkisi olduğu, senetlerin teminat amacıyla yediemine tevdi edildiği, ancak yediemin tarafından davalıya verildiği, yine şirket hisselerinin tedbiren ve teminat amacıyla davalıya devredildiği, bütün bunların ortadan kaldırılan ..., ... ..., ..., ... ve ...'dan müteşekkil hakem heyetinin talebi ve kararıyla yapıldığı, senetlerin verilmesine ilişkin hakem kararında ise hakemlerden ...'in bulunmadığı, teminat senedi olarak verilen senetlerin davaya konu İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2018/291 44... /24901 E. sayılı takip dosyalarında davalı tarafça takibe konu edildiği ve kambiyo takibi yapıldığı, ortadan kaldırılan bir hakem kararı üzerine teminat amaçlı verilen bonoların sebepten mücerret olmadığı, teminat amaçlı verildiği, temin edildiği alacağın kaynağı hakem kararının ortadan kaldırıldığı, bu durumda senetlerin bedelsiz kaldığı ve davacının bu senetler nedeniyle bir borcunun olmadığı, yine davaya konu şirket hisselerinin de gerçek bir devir yapılmadan ve bir bedel ödenmeden davacı tarafından davalıya devredildiği, bunun da dayanağı olan hakem kararının ortadan kaldırıldığı, bu haliyle hisselerin de iadesi gerektiği, davalının veya şirketin bir zararı veya alacağı varsa bunun başka belgelerle ortaya konulup ispatı gerektiği, bunun da ayrı bir davanın konusu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile İstanbul 5. İcra Dairesi'nin 2018/291 44... /24901 E. sayılı takip dosyaları ve bu dosyalara konu 15.000.000,00 TL ve 880.000,00 euro bedelli senetler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptaline, davalının kötüniyeti sabit olmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, tahkim heyeti kararının iptal edilmesi nedeniyle davacı tarafça davalıya devredilen ... Gayrimenkul A.Ş.'nin %50 hissesinin davalıdan alınarak davacı adına şirket pay defterine kaydına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve hisse iadesi istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) verdiği 28.11.2018 tarih ve 2018/2 E., 2018/6 K. sayılı ilamı ile davaya konu hakem heyeti kararının taraflarının davacı ve davalı olduğu, hakem heyeti kararının iptaline ilişkin işbu davada hakem olan davalılara husumet yöneltilemeyeceği, iptal davasına konu tahkim yargılaması başladıktan sonra ve hüküm verilinceye kadar hakem heyetine verilmiş bir dava dilekçesi bulunmadığı, hakem heyetince de HMK'nın 428/1 hükmü uyarınca dava dilekçesinin verilmesi için süre verilmediği, buna rağmen yargılamanın sürdürülüp karar tesis edildiği, dava dilekçesi olmadığı için tahkim yargılamasında davacının ve davalının kim olduğunun dahi belli olmadığı, bu durumun hukuki dinlenilme hakkının ihlali niteliği taşıdığı, hakem heyeti kararının HMK'nın 436. maddesinde belirtilen şekilsel özellikleri ihtiva etmediği, kararda davanın taraflarının ve taraf bilgilerinin, vekil bilgilerinin bulunmadığı, davacının kim, davalının kim olduğunun anlaşılmadığı, kararın dayandığı hukuki sebep ve gerekçelerin bulunmadığı, taraflara yüklenen hak ve borçların açık ve infaz edilebilir bir şekilde gösterilmediği, HMK'nın 439/2.d. hükmü uyarınca, hakem kurulunun tahkim sözleşmesi dışında kalan bir konuda veya talebin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı durumlarda hakem kurulu kararının iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, somut olayda tarafların, dava dilekçesi olarak hakem kuruluna sunulmuş bir talebi bulunmadığı halde karar verildiği, bu durumda hakemin talebe uygun karar verip vermediğinin, yetkisini aşıp aşmadığının tespitinin de mümkün olmadığı, bu hususun ağır usul hatası niteliği taşıdığı, kamu düzenini bozar nitelikte olduğu, tahkim yargılamasının konusu olamayacak olmasına rağmen davacının taşınmaz malları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle, ... dışındaki davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... hakkındaki davanın kabulü ile, davaya konu hakem heyeti kararının iptaline karar verilmiş ve bu karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 25.03.2019 tarih, 2019/781 E., 2019/2161 K. sayılı kararı ile onanmıştır. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan safahat sonrası tahkim heyeti kararının iptal edildiği, dolayısıyla tahkim süreci ve süreç sonucunda alınan 08.05.2018 tarihli karar neticesinde verilen senetlerin bedelsiz hale geldiği, yapılan hisse devrinin ise dayanaksız kaldığı, davalının veya şirketin bir zararı veya alacağı varsa bunun başka belgelerle ortaya konulup ispatı gerektiği, bunun da ayrı bir davanın konusu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 08.05.2018 tarihli bu mutabakat metni çerçevesinde taraf edim ve yükümlülüklerinin belirlenmesi, taraf delillerinin bu kapsamda ele alınarak bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, maddi anlamda hiçbir hukuki sonuç bağlanamayacak olan sözde tahkim kararının iptal edildiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.

3. Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5933, K. 2025/5297, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-5933-e-2025-5297-k-12e1ee2bc73c