Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/557 E. 2024/8632 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/557
Karar No
2024/8632
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1421 Esas, 2023/1266 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/172 E., 2021/186 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin başvurusuna konu markanın müvekkilinin markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, buna rağmen müvekkillerinin bu marka başvurusuna yönelik itirazlarının reddedildiğini, müvekkili ...’un 1980’den beri ... markasıyla tuz ürettiğini, halka açık bir şirket olduğunu, 1500 ortağı bulunduğunu, müvekkili Selhas’ın ise hayvan yemi, maden ve kimya sektöründe tanınmış olduğunu, markalar arasında sadece 1 harfin farklı olduğunu, emsal yargı ve EUIPO kararları bulunduğunu, sınıfların da aynı olduğunu, öte yandan ... markasının tanınmış marka olduğunu, ve başvuru sahibinin kötü niyetli olduğunu, haksız rekabet oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde, çok uluslu bir şirket olduğunu, ihracat yapan ilk 100 firmada olduğunu, gofret ve bisküvi gibi paketli ürünler ürettiğini, ...’nın Rusça'da AHUDUDU anlamına geldiğini, aynı zamanda İskandinav kökenli kadın adı olduğunu, markaların benzer olmadığını ve karıştırılmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu 2019/27022 sayılı markanın kapsamında yer alan 29, 30, 31, 32. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, taraf markaları arasında bu mallar/hizmetlerde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulu oluştuğundan aksi yöndeki YİDK kararının hatalı olduğu, bu nedenle bilirkişi raporunun aksi görüşüne itibar edilmediği, bunun dışında kalanlar açısından ise, iltibas oluşmadığı, davalının marka başvurusu hakkında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2020-M-2370 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/27022 sayılı markanın kapsamında yer alan 29, 30, 31, 32. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' yönünden iptaline, markanın bu mallar ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı TÜRKPATENT vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının başvurusuna konu "..." ibaresi ile davacıların itirazlarına mesnet gösterdiği, "..." markaları arasında, markaların biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira, markaların görsel ve anlamsal açıdan farklı olmalarının yanı sıra, genel izlenim ve bütünsel imaj bakımından da farklı oldukları, her ne kadar markalar arasında tek harf farklı bulunmaktaysa da, markaların görsel ve anlamsal kompozisyonlarının markaları yeterli düzeyde farklılaştırıp birbirlerinden uzaklaştırdığı, diğer yandan başvuru konusu işareti oluşturan kelimenin ilk harfinin "M" ile başlaması ve markanın söylenmesi sırasında "M" harfine yapılan vurgu nedeniyle davacıların markaları ile dava konusu işareti tamamen farklılaştırdığı, markalar arasında belirgin biçimde farklılık bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, başvuru konusu markayı gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacıların itirazına mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tarafların markalarının benzer olmadığı ve iltibas riski taşımadığı anlaşılmış olup, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin somut olaya uygulanabilme şartları bulunmadığı, davalı Şirket tarafından dosya kapsamında bir istinaf bulunmadığı için, hükümsüzlük davası yönünden bir davacılar aleyhine bir inceleme yapılamamış, İlk Derece Mahkemesince bu yöne ilişkin verilen hükmün korunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, YİDK iptaline ilişkin davanın reddine, hükümsüzlük davasının kısmen kabulü ile 2019/27022 sayılı markanın kapsamında yer alan 29, 30, 31, 32. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' yönünden hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3.Değerlendirme Davacı tarafından, davalı şirketin ''...'' ibareli 29, 30, 31, 32, 33, 35 ve 43. sınıflarda yapmış olduğu başvuruya, ''...'' ibareli markalarını mesnet göstererek, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası açısından iltibas- benzerlik- karıştırılma ihtimali oluştuğunu belirterek itiraz edilmiş, itirazın reddi üzerine açılan davada YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince markalar arasında iltibas oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının belirtilen sınıflarda iptali ile markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı TÜRKPATENT'in istinaf talebi kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının iptali talebinin reddine, belirtilen sınıflarda markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Davalı şirketin ''...'' ibareli başvurusu 29, 30, 31, 32, 33, 35 ve 43. sınıflarda olup davacının "..." ibareli markası ise 29, 30, 31 ve 32. sınıflarda tescillidir. Taraf markaları arasında sınıf benzerliği bulunduğu anlaşılmaktadır. Markaların görsel, sescil ve anlamsal benzerliği incelendiğinde ise, 29, 30, 31, 32. sınıftaki tüm mallar ile 35. sınıfta yer alan alt gruptaki 29, 30, 31, 32. sınıftaki malların ''satış hizmetleri'' açısından ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu, bu haliyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu anlaşılmış olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yer alan gerekçelerle YİDK kararının iptali talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde davacılara iadesine, 04.12.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/557, K. 2024/8632, T. 04.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-557-e-2024-8632-k-4e836322e3a2