Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/5479 E. 2025/3905 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5479
Karar No
2025/3905
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/26 Esas, 2024/875 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/170 E., 2023/666 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağı ...’nın babası ...'nın şirketin mali durumu hakkında müvekkilini aldattığını, müvekkilinin kısa süreliğine denilerek şirket ortağı ve müdürü yapıldığını, müvekkilinin şirket borçlarını kendi imkanlarıyla ödemeye çalıştığını, şirketin resen terk edildiğini mali müşavirden öğrendiğini, hiçbir evrakta imzası olmadığını, tüm vergi borçlarını ödediğini, karar defteri talebinin karşılıksız kaldığını, şirketin halen faal göründüğünü, bu nedenle Bağ-Kur prim borcu çıkarıldığını, geçmişe dönük bu borcu başka işlerde çalışarak ödediğini, şirketin hiç genel kurul yapmadığını, sermayenin süresinde tamamlanmadığını ileri sürerek müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına, mümkün değilse şirketin tasfiyesiz feshine, Bağ-Kur borcunun durdurulmasına, 31.12.2009’dan itibaren silinmesine, ödediği tutarların ve müdür maaşı alacağının hesaplanarak ...’ya rücu ettirilmesine ve tüm yasal haklardan yararlandırılmasına karar verilmesini talep etmiş 28.04.2021 tarihli beyanıyla vergi ve ücret alacağı olarak toplam 10.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirketin 04.05.2009 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, şirketin ortakları arasında irtibat bulunmadığı, şirketin faaliyet göstermediği, %95 oranında hissesi bulunan ortağı ...’nın yurt dışında yaşadığı, taraflar arasında güvenin ve şirket faaliyetlerinin yürütülmesine yönelik amaç birlikteliğinin kalmadığı, şirketin feshine yönelik haklı sebeplerin oluştuğu, diğer ortağın da bu yönde talepte bulunduğu gerekçesiyle şirketin haklı sebeple feshine ilişkin talebinin kabulü ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 636/3 hükmü uyarınca şirketin feshine ve TTK'nın 643. maddesinin yollamasıyla 536/3 hükmü uyarınca davacı ...’ın tasfiye memuru olarak atanmasına, davacının şirket vergi borçları ve müdürlükten kaynaklı alacak taleplerine yönelik feragati nedeniyle bu kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirketin tasfiyesiz feshi ve alacak istemlerine ilişkindir

B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece ayrıca davalı ... yararına vekâlet ücreti takdiri isabetsiz ise de tek başına bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kısmen ORTADAN KALDIRILMASINA, davacının buna dair temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 7 numaralı bendinde yer alan “Feragat sebebiyle reddedilen kısım yönünden, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına takdir edilen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine” ibaresinin çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/5479, K. 2025/3905, T. 02.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-5479-e-2025-3905-k-8d053517e046