Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4967 E. 2025/3367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4967
- Karar No
- 2025/3367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1629 Esas, 2024/1215Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/757 E., 2023/850 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile dava dışı ... ... arasında akdedilen kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ödemelerin zamanında yapılmadığından bahisle hesabın kat edilerek davalı ve dava dışı asıl borçlu aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/17138 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, taşınmazların satış bedellerinin alacaklarını karşılamaması nedeniyle rehin açığı belgesi alındığını ve borçlular aleyhine Alaçam İcra Müdürlüğü’nün 2022/196 E. sayılı dosyası ile kalan alacak için takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hesap kat ihtarının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, takibe dayanak genel kredi sözleşmesindeki kefalet beyanının davalıya ait olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla takibe dayanak kredi sözleşmesinin teminatı için ipoteklerin mevcut olduğunu ve ipoteklerin paraya çevrildiğini, bu ipoteklerin satış bedellerinin başlatılan icra takibinde mahsup edilmediğini, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan raporunda kefalet kısmındaki yazıların davalıya ait olmadığının tespit edildiği, kefalet sözleşmesindeki kefilin sorumlu olacağı azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibarelerine ilişkin yazıların davalı kefile ait olmadığı saptandığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. maddesinde belirtilen kefaletin geçerlilik koşullarının somut olay yönünden gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine göre karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14.05.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.