Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/346 E. 2024/8724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/346
Karar No
2024/8724
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1210 Esas, 2023/1129 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/313 E., 2021/204 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2017/48866, 2017/48865, 2017/48863, 2017/48857, 2016/03958, 2015/88557, 2015/111615, 2014/106592, 2014/106586, 2010/47415, 2007/15248, 2003/10572 sayılı "... teknoloji", "... technology", "... arge", "a.t.a akyurek", "...", "... technology ar-ge", "... tobacco", "... magazin", "... excel", "... technology şekil", "akyurek şekil", "... kardeşler" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini 07 nci sınıfta 2019/54739 numaralı marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili firmanın www.akyurekltd.com ibareli alan adı üzerinden de 24.09.2004 tarihinden bu yana ticari faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, davaya konu marka başvuru sahibinin, müvekkili firmanın eski hissedarlarından olan Sabahattin ...’in kızı ve müvekkili firmanın eski çalışanı olan ... ...’in kardeşi olduğunu, Sabahattin ...’in müvekkili şirkette bulunan hisselerini devrettiğini ve şirket bünyesinden ayrıldığını, davalının kardeşi ... ... ve babası tarafından ... Teknoloji Makine Reklamcılık Sanayi Ticaret ve Limited Şirketi'ni kurduğunu ve müvekkilinin tescilli ticaret unvanına, tescilli alan adına, tescilli markalarına tecavüz teşkil eden kullanımlarda bulunulduğunu, davaya konu marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, davalı tarafından tescil müracaatı gerçekleştirilen marka ile müvekkili firma markalarının aynı sınıfları kapsadığını, “...” ve “...” ibarelerinin tüketici nezdinde müvekkili firma tarafından meşhur ve maruf hale getirildiğini, markaların tüketici nezdinde karıştırılacağını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) 2020-M-6625 sayılı kararının iptaline ve 2019/547391 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "..." ibareli başvuru markası ile davacıya ait “...” ibaresini içeren markalar bir bütün olarak görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan birbirlerinden oldukça farklı markalar olduğunu, davacının itiraz markalarında başvuru markasıyla benzerlik taşıdığını iddia ettiği “...” ibaresinden başka, başvuru markasında yer almayan ibare/ibareler ya da karakteristik şekil unsurları içerdiğini, başvuru markasının bir bütün olarak itiraz markalarıyla hiçbir yönden ortak unsur içermediğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığından, davacının başvurunun kötüniyetli olarak gerçekleştirildiği yönündeki iddiasına da itibar edilmediğini, markalar benzer olmadığından, davacının itiraz gerekçesi markalarının önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağını, marka örnekleri ve/veya mal/hizmet kapsamları işbu başvurudan farklı olan başvurular için verilmiş olan kararların işbu başvuru için emsal karar teşkil etmesinin mümkün olmadığını, verilen kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait dava konusu "..." ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği ... ibareli markaların benzer olmadığını, müvekkil markasının bütün olarak ... şeklinde olduğunu, markaların bir bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal bakımdan hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında derdest olan hiçbir dava bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında hiçbir husumet bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, kendine özgü ayırt ediciliği bulunan markası için tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin, 2019/54740 tescil numaralı AKYTEC ibareli, 2019/20895 tescil numaralı ... ibareli ve 2019/20892 tescil numaralı AKYOĞLU ibareli markaların da sahibi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu marka kapsamında yer alan 07 nci sınıftaki mallar, davacıya ait ret gerekçesi markalar kapsamından doğrudan yer almamakla birlikte davacının ret gerekçesi markalardan 2017/48857, 2017/48863, 2018/ 44315 sayılı markalar kapsamında 35 inci sınıfta yer alan 05 inci alt gruptaki mağazacılık/satış hizmetlerinde, dava konusu marka kapsamında 07 nci sınıfta yer alan malların tamamının satışının gerçekleştirileceği; davacı markalarında yer alan satış hizmetleri bakımından ise markaların emtia listelerinin benzer mal ve hizmetlerden oluştuğu, gerek bütünsel ve gerekse içerisinde bulunan unsurlar itibariyle başvuru konusu işaretin davacı markalarını sunan işletmeyle idarî ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme tarafından piyasaya sunulduğu biçimde bir algılama oluşturmasının mümkün olmadığı, bu nedenlerle karıştırılma ihtimaline yönelik koşulların somut olayda oluşmadığı, marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalının başvurusuna konu “...” ibaresi ile davacının "..." asli unsurlu itirazına mesnet markaları arasında işitsel, görsel, kavramsal ve genel izlenim itibariyle bir benzerlik olmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin "..." ile "..." markalarına ilişkin verdiği 07.03.2023 tarih, 2021/7239 E., 2023/1372 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğüne ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/346, K. 2024/8724, T. 05.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2024-346-e-2024-8724-k-e1833ac93142