Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/720 E. 2024/3838 K. – Alacak
Konu: Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/720
- Karar No
- 2024/3838
- Karar Tarihi
- Konu
- Alacak
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/654 Esas, 2022/1832 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/619 E., 2021/694 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin akaryakıt istasyonunun sahibi olduğunu, müvekkilinin kardeşinin anılı istasyonda işçi olarak çalıştığını, müvekkilinin yaşlılığı, hastalığı nedeniyle işyerine gelemediği ya da yurt dışında bulunduğu dönemlerde, istasyondan elde edilen gelirin müvekkilinin işletme hesabına yatırıldığını, işletmenin iş hacmi geniş olmasına rağmen gelir elde edemediğinin müvekkilinin çocukları tarafından fark edilince, işyerinin Akçaabat Şekerbank Şubesindeki dökümünün istendiğini, anılı kayıtlar incelendiğinde, sözde müvekkilinin talimatıyla ... isimli şahsa ödeme yapıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin böyle bir ödeme talimatı olmadığını, eğer ortada yazılı talimat var ise imzasının müvekkiline ait olmadığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı ve davanın belirli hale gelmesi halinde dava değer artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla anılı ödeme talimatlarının müvekkiline ait olup olmadığının tespitiyle birlikte belirli hale gelecek belirsiz alacak mahiyetindeki davanın şimdilik 70.000,00 TL'nin haksız fiil tarihi itibariyle ödenecek faiziyle beraber davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 20.09.2017 tarihli dilekçesi ile talebini 323.370,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının beyanlarını kabul etmediklerini, iddiaların yersiz olduğunu, ibraz edilen talimat doğrultusunda işlem yapıldığını, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankacı bilirkişinin 17.10.2019 tarihli ek raporunda, davacının, dava tarihi sonrasında, 31.08.2018 tarihinde, dava konusu işlemlerin yapıldığı hesabın 02.01.2013-31.08.2017 tarih aralığına ait 28 sayfa ekstredeki işlemlerde mutabık kaldığına dair ekstre üzerindeki davacının beyanı ile imzası dikkate alınarak, bu ekstrelerde, Adli Tıp Kurumu raporunda, imzaların davacının eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiş olan talimatlara istinaden, 11.01.2013-15.01.2014 tarih aralığında, 31 adet işlemde dava dışı ...'ye ödenen toplam 264,130,00 TL'nin yer aldığı tespitle; dava konusu olan 39 adet talimatla dava dışı ...’ye ödenmiş olan 325.830,00 TL'nin 264.130,00 TL kısmına dair davacının mutabakatı olduğu, mutabakat sağlanamayan işlemlerin ise; 17.10.2012-31.12.2012 tarih aralığına ait, Adli Tıp Kurumu raporunda, imzaların davacının eli ürünü olmadığı kanaati bildirilmiş olan talimatlara istinaden, davacının davalı banka nezdindeki hesabından, dava dışı ...’ye 8 işlemde ödenen toplam 61.700,00 TL olduğu anlaşılmış olup, mutabakat sağlanamayan, davacının imzası olmadığı, Adli Tıp Kurumu raporunda kanaat bildirilmiş olan talimatlarla, dava dışı ...'ye 17.10.2012-31.12.2012 tarihleri, arasında 8 işlemde ödenen toplam 61.700,00 TL'nin davalı banka tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile toplam 61.700,00 TL alacağın, dava tarihi olan 14.11.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece her ne kadar davalı banka ile müvekkilinin mutabık kaldığı belirtilen hesap ekstreleri doğrultusunda karar verilmiş ise de hesap ekstreleri mutabakatının müvekkilinin yanıltılması suretiyle imzalatıldığını, bu haliyle söz konusu imzaya itibar edilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde dahi bu durumun genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu, öte yandan müvekkilince davalıya gönderilen ihtar doğrultusunda davalının temerrüde düşürüldüğünün de gözetilmediğini, harç miktarının ve faiz başlangıç tarihinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporunun somut olaya uygun taraf ve yargı denetimine açık olduğunun anlaşılmasına, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere mutabık kalınan hesap dönemlerine ilişkin olarak davalı bankaca yapılan işlemlere davacının rıza verdiğinin kabulünün gerekmesine, davacının hesap ekstrelerini hata ve hile yoluyla imzaladığı iddiasının ispatına elverişli bir delilin de dosya kapsamında yer almamasına, davacıya gönderilen ihtarnamenin temerrüt ihtarı vasfında olmadığı gibi dava tarihi öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğünün de ispat edilememesine, kararın sadece davacı vekilince istinaf edilmiş olmasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalının temerrüde düştüğü tarih 21.07.2016 olduğu dosya kapsamında sabittir.Bu nedenle Mahkemece 14.11.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “dava tarihi olan 14.11.2016 tarihinden itibaren” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 21.07.2016 tarihinden itibaren” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.