Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6295 E. 2023/7033 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6295
- Karar No
- 2023/7033
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/409 Esas, 2013/975 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Aydın 2. İcra Müdürlüğünün 2009/17885 E. sayılı takip dosyasından 01.02.2013 tarihli kefalet işlemi ile ..., 04.02.2013 tarihli kefalet işlemi ile ...'ın kefil alındığını, yapılan kefalet sözleşmelerinin açıkça yasaya aykırı olduğunu, icra dosyasında müvekkillerinin eşlerinden alınan yazılı rıza içeren beyanlarının bulunmadığını, bu nedenle takibe dayalı olarak müvekkillerinin söz konusu borca ilişkin olarak kurulan kefalet akdi ve takip borçlusu olarak aleyhlerine işlem yapılmasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kefalet işlemlerinin geçersizliğinin ve davalı bankaya icra dosyasından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kefillik için eşlerinden izin alınmadığı iddia edilse de davacılardan birinin borçlunun eşi diğerinin ise kardeşi olduğunu, hukuki ilişkileri ve sorumluluklarının ayrı olduğunu, ayrı dava açılması gerektiğini, icra kefaletinin şekli hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmadığını, kefaletin şeklini düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesi gereği kefaletin yazılı şekilde olması ve kefilin sorumlu olduğu miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi ve kefilin imzasının olmasının yeterli olduğunu, yazılı şekilde yapılmış, sorumlu olunan miktar ve kafalet tarihi belli olan ve kefilin imzasını taşıyan bir icra kefaleti bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Kanun'un 584 üncü maddesindeki şekil şartının 01.07.2012 tarihinden itibaren yürürlüğe girdiği, eldeki davada kefalet sözleşmelerinin bu tarihten daha önce alındığı, eşin rızasına yönelik şekil şartının bu kefaletlerde uygulanamayacağı, bu nedenle söz konusu uyuşmazlıklardaki kefaletlere ilişkin şekil şartı yoksunluğunun ileri sürülemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Aydın 2. İcra Müdürlüğünün 2009/17885 E. sayısı ile takip dosyasından 01.02.2013 tarihli kefalet işlemi ile ...'ın, 04.02.2013 tarihli kefalet işlemi ile ...'ın kefil alındığını, kefalet sözleşmelerinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkillerin eşlerinden alınan icra dosyasında mevcut yazılı rıza içeren beyanlarının bulunmadığı bu nedenle söz konusu takibe dayalı olarak Aydın 2. İcra Müdürlüğü'nce müvekkil ... ve ...’ın söz konusu borca ilişkin olarak kurulan kefalet akdi ve takip borçlusu olarak aleyhlerine işlem yapılmasının geçersiz olduğunu, kefalet işleminin geçersizliğinin ve davalı bankaya iş bu takip dosyasından borçlu olmadıklarının tespiti gerekirken mahkemece yanılgılı olarak anılan yasal düzenlemenin 01.07.2012'de yürürlüğe girdiği kefaletin daha önce alındığından bahisle denilerek dava reddedilmiş ise de kefaletin anılan yasal düzenlemeden sonra alındığı ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra kefilliği nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 584 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava, icra kefilliği nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Mahkemece her ne kadar daha önceki tarihte kefalet verildiğinden bahisle eş rızasına yönelik şekil şartının uygulanamayacağı gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de davacı ...'nin kefalet tarihinin Yasanın yürürlük tarihinden sonra 04.02.2013 olduğu ve asıl borçlunun eşi olduğundan davacı ...'nin kefaletinde eş rızası aranmasına gerek yoktur. O halde davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, Mahkemece daha önceki tarihte kefalet verildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ise de sonucu itibarıyla doğru olan mahkeme kararının açıklanan bu nedenle gerekçesi değiştirilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir. 2.Davacı ... yönünden icra dosyasına verilen kefalette kefalet tarihinin 6098 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra olduğu halde Mahkemece daha önceki tarihte kefalet verildiğinden bahisle dava reddedilmiştir. Oysa yukarıda açıklandığı gibi kefalet tarihinin 01.02.2013 olduğu ve 6098 sayılı Kanun'un yürürlüğü ise 01.07.2012 tarih olduğu açık olmakla Yasanın yürürlük tarihinden sonra verilen kefalet nedeniyle ...'un eşinin rızası bulunması gerekmektedir. Mahkemece somut olayın hatalı değerlendirilerek ... açısından davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin ...'a yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararının değişik gerekçe ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.Davacılar vekilinin ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.