Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4966 E. 2023/5909 K. – Şirketin İhyası
Konu: Şirketin İhyası
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4966
- Karar No
- 2023/5909
- Karar Tarihi
- Konu
- Şirketin İhyası
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/640 Esas, 2023/1050 Karar DAVA TARİHİ : 15.04.2022 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/278 E., 2022/724 K. Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince alacaklarının tahsili için ... Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine takip yapıldığını ancak alacağını tahsil edemediğini, borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen silinerek, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini öğrendiklerini, tüzel kişiliğin sona ermesi için resen terkin, tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılması gerektiğini, terkin ve tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve terkin, tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmışsa tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu ileri sürerek Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 97974 sicil numarasında kayıtlı ... Yayıncılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyasına ve ticaret siciline kaydedilmesine, şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı temsilcisi cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında resen terkin edildiğini, terkinin usulüne uygun olarak yapıldığını, şirketin müdürlüklerine bildirilen son adresine çıkarılan tebligatın "taşınmış" notuyla iade olunduğunu, ihtarın ayrıca Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, şirketin son adresine tebligat yapıldığından tebligat ulaşmasa dahi yapılan ilanın yapılmış bir tebligat sayılacağından hukuka uygun olduğunu, terkin tarihinde şirketin derdest davalarının alacak ve borçlarının bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini, dava tarihi itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrası ile öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, yasal hasım olunduğundan aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenilen şirketin terkin sebebinin münfesihlik durumunu gerektirmeyen oda kaydının silinmesi olayına özgü olup yapılan terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, dava dilekçesinde icra takip dosyasıyla sınırlandırma olmaksızın ihya talep edildiği gözetildiği, bu nedenle icra takip dosyası ile sınırlı olmamak üzere şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, bununla birlikte tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı, ayrıca davalı ... Sicil Müdürlüğünün terkinden önceki ihtar ve ilan prosedürünü usul ve yasa hükümlerine uygun olarak gerçekleştirmediğinden usulsüz terkin işlemi ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 97974 sicil numarasında kayıtlı iken terkin olunan "... Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi"nin ihyasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; sicil kayıtları silinen şirket borçlarının şirketlerin unvanlarının silinmesine engel olmayacağını, davacının alacağı sebebiyle ihya davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, terkin tarihinde şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, yasal prosedüre uygun olarak terkin işleminin yapıldığını, ihya kararının ihyaya gerekçe olan alacak davasının görülmesiyle sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, mahkemece şirketin terkin edilmemesi gerektiği kanaati halinde ise şirketin ihyasına karar verileceğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, sicilin açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım olduğunu, aleyhine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini belirterek kararının kaldırılmasına, 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın hukuki yarar yokluğu da gözetilerek usulden reddine, aksi kanaat halinde ise şirketin ek tasfiyesine karar verilerek şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden resen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, tasfiyeyle sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığı gibi, tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği, davalı kurumca ihyası istenen şirketin oda kaydından resen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiği, bu durumda davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı temsilcisinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, davacı tarafından ihyası talep edilen şirket aleyhinde yapılan icra takibinde hasım edilebilmesi amacıyla açılmıştır. İlk Derece Mahkemesince dava dilekçesinde icra dosyasıyla sınırlandırma olmaksızın ihya talep edildiğinden şirketin tam ihyasına karar verilmiş, tasfiye memuru atanmasına gerek görülmemiştir. Davacı tarafça sınırlı ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının gayri faal şirketleri sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde ticaret sicilinden terkin edilen şirketin sadece takip dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep aşımı niteliğinde olmayacağından icra dosyası ile sınırlı ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı temsilcisinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.