Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1934 E. 2024/533 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1934
- Karar No
- 2024/533
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/372 Esas, 2021/302 Karar İHBAR OLUNAN : Türsa Tarım Ürün. Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, ihbar olunan şirketten olan alacağının tahsili için ilgili şirket tarafından davacıya davaya konu senetlerin verildiğini, ancak senetlerde davacının hak sahibi olmadığının anlaşılması üzerine senetlerin ihbar olunan şirketin vekili davalıya teslim edildiğini, davalının senetler ile ihbar olunan şirket adına icra takibine girişip, icra takibi sırasında daha sonra senetlerin kendilerine temlik edileceğini, icra dosyasında alacaklı konumuna geçerek ihbar olunan şirketten olan alacaklarına kavuşacaklarını, ancak anlaşma uyarınca davalıya teslim edilen senetlerin davalı tarafından icra takibine konulmadığını davalıya ihtar çektiklerini, davalının ise senetleri 3 gün içinde kendilerine iade edeceğini beyan etmesine rağmen senetleri davacıya iade etmediğini ileri sürerek davacı tarafından sözleşme uyarınca davalıya teslim edilen senetlerin davacıya aynen teslim edilmesini, senetlerin aynen tesliminin mümkün olmaması halinde toplam senet bedeli olan 85.650,00 TL'nin ilk ihtar tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senetlerin ... Yetişen tarafından teslim edildiğini, davacı şirketin ... başına işbu davayı ikame yetkisinin bulunmadığını, dava dışı ... Yetişen ile dava dışı ... ... ve Türsa A.Ş. arasında tarafına teslimi gerçekleşen senetlerin kim adına icraya konulacağı noktasında taraflar arasında ihtilaf bulunduğunu, senetleri iade etmek istemesine rağmen dava dışı ... Yetişen’in senedi teslim almaya yanaşmaması üzerine eski müvekkil şirkete senetleri senet teslim tutanağı ile teslim edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2018 tarih, 2017/922 E. ve 2018/1142 K. sayılı kararıyla davacının beyanı, davalının savunması ve senet listesinde belirtilen senet metinleri birlikte değerlendirdiğinde, davalı ...’nın davacı tarafın vekili olmadığı, davalının müvekkili olan Türsa Ltd. Şti’nin ise senetlerin ne şekilde işleme konulacağı, masrafın ne şekilde karşılanacağı yönünde herhangi bir talimat vermediği, davacının mevcut hali ile senetler üzerinde tasarruf yetkisinin olmadığı, davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 ve 3 üncü maddelerine aykırı şekilde davrandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile ihbar olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2019 tarih, 2018/224 E. ve 2019/293 K. sayılı kararıyla;davacı tarafça davalı avukatın ihbar olunan müvekkili tarafından iddia olunan sözleşme uyarınca icra takibi yapılmasına ilişkin talimatın varlığının usulen ispatlanmadığı, davacı ile davalı avukat arasında vekalet ilişkisinin bulunduğunun iddia edilmemesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 128 ... maddesi uyarınca davalı avukatın müvekkilinin iddia olunan sözleşmeye konu borcu üstlendiğinin usulen ispatlanmadığından davacının istinaf talebinin esastan reddine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2017 tarih, 2016/4-504 E. ve 2017/962 K. ile 17.02.2010 tarih, 2010/13-114- E. ve 2010/81 K. sayılı kararlarına göre ihbar olunanın ... başına istinaf kanun yoluna başvuru yetkisi olmadığından ihbar olunan istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 03.02.2020 tarih, 2019/2855 E. ve 2020/866 K. sayılı kararıyla ''..Davanın tarafları arasındaki 17.04.2015 tarihli belge ve davalının beyanları göz önüne alındığında, davalının, davaya konu senetleri icra takibine girişip ve daha sonra bu icra dosyalarını davacıya temlik etmek üzere davacıdan aldığı anlaşılmaktadır. Konya 13. Noterliğinin 22.06.2015 tarih ve 21433 yevmiye nolu ihtarnamesinden; davacı tarafın, senetlerin icra takibine konu edilmesi, icra takibine girişilmezse senetlerin taraflarına iadesini istediği anlaşılmış olup, bu durumda, davalı borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa ederek ya da senetleri iade ederek borcundan kurtulma imkanına sahiptir. Ancak, işbu dava açıldıktan sonra, davalının, davaya konu senetleri davada ihbar olunan şirkete teslim ettiği anlaşılmış olup, mahkemece bu hususların değerlendirilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamı ile örtüşmeyen yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tarafları arasındaki 17.04.2015 tarihli belge ve davalının beyanları göz önüne alındığında, davalının, davaya konu senetleri icra takibine girişip ve daha sonra bu icra dosyalarını davacıya temlik etmek üzere davacıdan aldığı, Konya 13. Noterliğinin 22.06.2015 tarih ve 21433 yevmiye no.lu ihtarnamesinden; davacı tarafın, senetlerin icra takibine konu edilmesi, icra takibine girişilmezse senetlerin taraflarına iadesini istediği anlaşılmış olup, bu durumda, davalı borcunu sözleşmeye uygun olarak ifa ederek ya da senetleri iade ederek borcundan kurtulma imkanına sahip olduğu, ancak bu dava açıldıktan sonra davalının, davaya konu senetleri davada ihbar olunan şirkete teslim ettiği anlaşılmış olup, davacının davası sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, terditli istemin 2 nci bölümü göz önüne alınmak suretiyle, 85.650,00 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin bir avukat olduğu davacının ise müvekkilinin müvekkili olmadığı, davacının, müvekkilini vekâletname ile vekil kılmadığının gözden kaçırılmaması gerektiğini, müvekkil ve davacı arasında herhangi bir sözleşme veya herhangi bir anlaşma söz konusu olmayıp, davacının tüm ilişkisi müvekkilin müvekkil şirketi ile olduğunu, söz konusu senetler Türsa Tarım Ltd. Şti. adına takibe koyulmuş, ancak şirketin talebi doğrultusunda takiplerden feragat edildiğini, gerekçeli kararda 17.04.2015 tarihli belge gerekçe gösterilmek suretiyle dava kabul edilmiş ise de, söz konusu belgede "... Yetişen ve yetişen A.Ş. Yetkililerine ödenmesi şartı ile takibe geçilmek üzere senetleri teslim aldım." ibaresi bulunduğunu, bu şartlarda senetlerin kimin adına işleme koyulacağı hususunun ... mahkeme tarafında hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, senetler müvekkil tarafından müvekkili olan Türsa Tarım Ltd. Şti. adına takibe koyulacak ise, müvekkilin müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında söz konusu senetleri yeniden icra takibine koyabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin söz konusu senetleri Türsa Tarım Ltd. Şti. adına takibe koymuş bile olsa yapılan tahsilatları müvekkilin bilgisi dışında davacıya veremeyeceğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak borcunu ifa edebileceğinden bahsedilmiş ise de, söz konusu kararda esas alınan sözleşmede müvekkile ait bir imzanın olmadığını, her ne kadar müvekkilin dava konusu senetleri dava tarihinden sonra ihbar olunan şirkete teslim ettiği gerek Yargıtay kararında gerekse ilk derece mahkemesinin kararında belirtilmiş ise de, müvekkil dava konusu senetleri dava tarihinden önce teslim ettiğini, müvekkili ile davacı arasında gönderilmiş olan ihtarname içerikleri incelendiği zaman müvekkilin davacıya söz konusu senetleri teslim etmek istediği ancak davacının teslim almadığının görüleceğini, müvekkiline bir talimat verilmemiş olması sebebi ile müvekkil dava konusu senetleri Türsa Ltd. Şti.'ye teslim etmek zorunda kaldığını, davaya konu senetler Türsa tarafından ciro edilmediğinden ve davacı da kendisine ciro edilmesinden ziyade alacağın temlikini talep ettiğinden ciro edilmemiş senetlerin tekrar takibe koyamayacağından tahsil kabiliyetinin olmadığını, davacı dava konusu senetleri teslim alsa bile takibe koyabilme hakkı olmadığından davası hukuki dayanaktan ve hukuki yarardan yoksun olduğunu, müvekkilinin hem şirket tarafından azledilmiş olması hem senetlerin şirket tarafından ciro edilmemiş olması hem de davacının müvekkile vekâletname çıkartmamış olması sebebi ile söz konusu senetleri takibe koyabilme imkanı olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, senedin iadesi veya mümkün olmazsa bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 128 ... maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 ve 3 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.