Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1927 E. 2024/4198 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1927
Karar No
2024/4198
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/18 Esas, 2022/280 Karar HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.05.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ve Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA 1.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İnşaat Limited Şirketi'nin ortaklarından olduğunu, davalıların adı geçen şirkete kayyum olarak atandıklarını ancak bu görevlerini yerine getirirken basiretsiz ve özensiz davranışlar nedeniyle şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 30.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile şirkete verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde;... İnşaat Limited Şirketi'ne kayyum olarak atanan davalıların, davacı şirketi zarara uğratmış olmaları nedeniyle şimdilik 100.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalılar vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, husumet yönüyle limited şirket ortakları arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğunu, diğer şirket ortaklarının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, kayyum heyetinin sorumluluğunun kendisini atayan mahkemeye karşı olduğunu, Balıkesir'de ikamet etmeleri nedeniyle hergün şirket merkezi olan Edremit'te olmalarının imkansız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen dosyada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemeye açıldığını, davalıların ikametinin Balıkesir ilinde olduğunu, iddiaların asılsız, ispatlanmamış ve afaki olup kayyum heyetinin yaptığı işlemlerde mahkemeye karşı sorumlu olduğunu, davanın devlete karşı açılması gerektiğini ve davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 07.07.2015 tarih, 2013/431 E. ve 2015/446 K. sayılı kararı ile davacının davalıların fazla ücret aldıkları yönündeki iddiasının doğru olmadığı, davacıların davalıların şirketin asıl alacaklısı olan İş Leasinge olan mutat ödemelerini zamanında yapmadıkları yönündeki iddianın ispatlanamadığı, bilirkişi incelemesiyle dosya içerisinde bulunan defter ve kayıtlar ile ilgili evrakların davacının iddiasını ispatlayamadığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı Dairemizin 29.09.2016 tarih, 2015/13145 E. ve 2016/7630 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davalıların şirketin alacaklısı olan İş Leasing'e olan mutad ödemeleri zamanında yapmadıkları, diğer borçları ödemeyerek şirketi icra takiplerine maruz bıraktıkları, mal alım satımlarında şirket ortaklarının tekliflerine karşılık asılsız bilgilerle fahiş fiyatlarla mal alışverişi yaptıkları yönündeki iddiaların bilirkişi raporlarında ve mahkemece yeterince incelenip değerlendirilmediği anlaşılmakla, davacı tarafça ileri sürülen iddialar çerçevesinde kayyım heyeti faaliyet raporları, SGK kayıtları, şirket aleyhine açılan icra dosyaları, şirketin defter ve kayıtları ile mali yapısı değerlendirilmek, alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmek, taraf iddia ve savunmaları ile bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar karşılanmak suretiyle; davalı kayyımların görevini yerine getirirken yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerinin, şirketi bu sebeple kusurlarıyla zarara uğratıp uğratmadıklarının, kusurlarının bulunması halinde ortaya çıkacak zarar miktarının tespiti gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu nazara alınarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kayyum heyetinin görevlerini yerine getirirken basiretsiz ve özensiz davranmaları nedeniyle şirketi zarara uğratmış oldukları iddiaları ispatlanamadığından asıl ve birleşen davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilâmına uygun ve denetime elverişli bir rapor alınmadığını, dosyanın ve delillerin yeterince incelenmediğini, ihticacasalih olmadığı gerekçesiyle şirket kayıtlarının incelenmediğini, incelenemeyen belgelerin yeniden dosyaya sunulmasının istenebileceğini, kaldı ki ilk bilirkişi raporunda yeterli inceleme yapılarak zararın ortaya konmuş olduğunu, SGK'ya şirketin ödenmeyen borçlarının ve icra dosyalarının sorulması gerektiğini, İş Leasing'e yapılan ve yapılmayan ödemelerin tespiti gerektiğini, kayyumların göreve başlamadan öncesi-sonrası aktif-pasiflerin değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olup ayrıca çelişkiler içerdiğini, keşif ve tespit taleplerinin karşılanmadığını, birleşen dosya hakkında değerlendirme yapılmadığını, uyuşmazlığa ilişkin olarak Yeminli Mali Müşavirden aldıkları raporun da delil olarak incelenmesi gerektiği ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirkete atanan kayyum heyetinin şirketi zarara uğratmış oldukları iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309 uncu maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 467 nci maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1927, K. 2024/4198, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-1927-e-2024-4198-k-4e07689423f3