Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7163 E. 2023/239 K. – Tespit Ve Alacak
Konu: Tespit Ve Alacak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7163
- Karar No
- 2023/239
- Karar Tarihi
- Konu
- Tespit Ve Alacak
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi HÜKÜM : Usulden ret, karar verilmesine yer olmadığı Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın davalı şirket yönünden usulden reddine ve davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve paranın istenildiği an geri çekilebileceği vaadi ile müvekkilinden para aldıklarını, müvekkilinin belge karşılığında davalılara 21.910,00 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini; ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespitini ve 11.202,41 euronun karşılığı 22.784,58 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ile birlikte davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.’nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 08.06.2017 tarih, 2013/265 E. ve 2017/564 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak davalı tarafın zamanaşımı def'inin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığı, davalıların davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 10.351,00 euronun faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir. B.Bozma Kararı Dairemizin 09.05.2019 tarih, 2017/4627 E. ve 2019/3589 K. sayılı kararıyla Türk mahkemelerince tanınıp tenfiz edilen yabancı mahkeme kararının, Türk hukuku bakımından kesin hüküm oluşturacağı, buna bağlı olarak tanınıp tenfiz edilen yabancı mahkeme kararının, aynı konudaki uyuşmazlığın tekrar Türk mahkemelerinde görülmesini engelleyeceği, davalı yanca sunulan yabancı mahkeme kararının tercümesinin yeterli açıklıkta olmadığı, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E. sayılı dosyasının getirtilerek tanıma şartlarının değerlendirilerek eldeki davaya etkisinin incelenmesi gerekirken davalının itirazı reddedilip işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanıma tenfiz kararına konu olan yabancı mahkemedeki davada ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği, bu ilamın tanınması ve tenfizine ilişkin Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E., 2016/604 K. sayılı ilamının kesinleştiği gerekçesiyle davalı ...Ş.'ye karşı açılan davanın kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle usülden reddine, davalı ...'a karşı açılan dava yönünden 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin kesin hüküm itirazına mesnet yaptığı yabancı mahkeme kararının taraflarının farklı olduğunu, her iki davanın talep sonuçlarının ve dayandığı vakıaların farklı bulunduğu, kesin hüküm itirazının reddedilmesi gerektiği ayrıca 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu, davalı ... bakımından uygulanamayacağı gerekçesi ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 303 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Bir mahkemede şekli anlamda kesinleşmiş olan bir hükmün başka bir davada maddi anlamda kesin hüküm teşkil edebilmesi için 6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesindeki şartları taşıması gerekir. Buna göre her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu aynı olmalıdır. Mahkemece kesin hükme esas olduğu belirtilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/127 E. sayılı davanın eldeki davadan sonra açıldığı, işbu tenfiz dosyasına konu yabancı mahkeme kararındaki davacının ..., davalısının ise şirket olduğu, davacının dolandırıldığından bahisle verilenin iadesini talep ettiği anlaşılmakla eldeki dava için kesin hüküm şartlarını taşımadığı gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme yapılması doğru olmamış davacının bu yöne ilişkin itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir. 3.Mahkemenin 08.06.2017 tarih, 2013/265 E. ve 2017/564 K. sayılı kararı ile 10.351,00 euronun faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup ilgili karar davalı ... tarafından temyiz edilmemiştir. Bu durumda adı geçen yönünden kararın kesinleştiği gözetilmeden 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında değerlendirme yapılması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.