Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/5754 E. 2024/103 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5754
Karar No
2024/103
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2232 Esas, 2022/976 Karar DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.Damla Petrol Ticaret Turizm Ltd. Şti. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2007/111 E., 2019/370 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar başvurusunun esastan reddine, davacı başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ... ile davalı vekili Av. ... ve şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha önce bayisi olan davalılardan Damla Petrol Ticaret Turizm Limited Şirketinden müvekkili tarafından satılan ve teslim edilen ancak bedelleri ödenmemiş akaryakıt karşılığı olarak müvekkilinin cari hesap ilişkisinden kaynaklanan 2.621.087,13 YTL alacağının tahsili amacıyla gerek asıl borçlu gerekse ipotek veren aleyhine üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişildiğini, davalıların borca ve takibe itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek vaki itirazların iptali ile takibin devamına ve %40 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin koşulların oluşmadığını, davacı tarafın aynı alacak için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmadan önce ilamsız takip yaptığını, dosyanın derdest olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketin Türkiye'deki en büyük bayisi olduğunu, aralarında var olan bayilik sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı nedenlerle ... yanlı olarak feshedildiğini, feshin haksız olduğunun belirlenmesi ve muarazanın önlenmesi açısından ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davacı alacaklı ile müvekkili arasında mutabakata varılmış bir borç olmadığını, takibe konu ipoteklerin borçla ilgisi olmayan ipotekler olduğunu, takipten önce ipotek borçlusuna ihtar gönderilmesinin şart olduğunu, davaya konu alacak miktarının likit alacak olmayıp icra inkar tazminatı talebinin yasal olmadığını savunarak davanın reddine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi gereği kötü niyetle icra takibi yapan davacının asıl alacağın %40'ından az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ve davalı şirket arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin teminatı olarak diğer davalı ... tarafından maliki bulunan taşınmaza ipotek tesis edildiği, davacı tarafından cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının vade farkı ile promosyon ve bardak bedellerini talep edebileceği, davacı alacağının 2.649.896,65 TL olarak tespit edilmiş ise de yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde sevk irsaliyelerinde grafolojik yönden uyum saptanamayan sevk irsaliyelerine ilişkin davacı defterlerindeki kayıtlı toplamı 365.558,11 TL'nin tespit edilen alacak miktarından mahsubu sonucu davacı alacağının 2.023.224,48 TL bulunduğu ve alacağın likit olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 2.023.224,48 TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan miktarın %40 oranındaki icra inkâr tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davalıların kötü niyet tazminat istemlerinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar yemin deliline dayanmamasına rağmen mahkemece yemin teklif ... etmeyecekleri hatırlatılarak karşı tarafa yemin ettirilmesinin hatalı olduğu bildirilmiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının önce genel haciz yolu ile takip yaptığını, itiraz üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığını, bunun 2004 sayılı Yasa'nın 45 ... maddesine aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile hiçbir ilgisi olmayan kişilerce yakıt alınmış gibi gösterildiği, mahkemece dava konusu 7 fatura için yemin kararı verildiği, ancak sadece bu faturalara değil tüm faturalara itiraz ettiklerini, faiz konusunda da bir karar verilmediğini, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı bildirilmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yemin deliline dayanmadığı halde davacıya yemin delili hatırlatılarak teslim olgusu kabul edilmeyen bir kısım sevk irsaliyeleri yönünden davalı tarafa teslim edilmediğine dair yemin ettirilmiş olması doğru olmamış ise de faturaya konu malların teslim edildiği hususunun davacı tarafça kanıtlanması gerektiğinden bu husus yazılı delille kanıtlanamadığından sonucu itibariyle yemine konu miktarın hesaplanan alacak tutarından düşülmesi doğru görüldüğünden davacının istinaf talebinin gerekçe yönünden kabulü, davalı istinaf taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, vaki itirazlarının kısmen iptali ile takibin 2.023.224,48 TL üzerinden devamına, hüküm altına alınan miktarın %40 oranındaki icra inkâr tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, bayilik sözleşmesine dayalı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı Kanun'un 150 ve 151 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/5754, K. 2024/103, T. 09.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-5754-e-2024-103-k-2e16ebd68dfc